YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10328
KARAR NO : 2023/1088
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişiler; haciz yapılan fabrikanın davacı … şirketine ait olduğunu, borçlu şirket ile aralarında organik bağ olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu şirketin eski ortağının haciz mahallinde bulunduğunu, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı borçlu cevap dilekçesinde, haczin üçüncü kişinin adresinde yapıldığını, üçüncü kişilerin istihkak iddiasını kabul ettiklerini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ile üçüncü kişinin faaliyet alanları farklı olduğu, aralarında organik bağ bulunmadığı, haczin üçüncü kişinin adresinde yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı ile davacı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğunu,haciz sırasında borçlu şirketin kurucu ortağının hazır olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu , bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı üçüncü kişiler vekili, alacaklının kötüniyetinin tespiti ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın tazminat açısından kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haczin borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, borçlu şirket yetkilisi veya ortağının haciz mahallinde hazır bulunmadığı, haciz mahallinde borçlu şirkete ait evrak tespit edilmediği, haciz adresinin üçüncü kişi şirketin ticaret siciline kayıtlı adresi olduğu, borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinin farklı olduğu, borçlu şirketin haciz adresinde faaliyette bulunmadığı, 3. kişi şirket ortağının daha önce borçlu şirket ortağı olması nedeniyle, diğer takip dosyasından aynı adreste gerçekleştirilen hacizde bulunan evrakların nitelikleri itibariyle organik bağın varlığını kabule yeterli olmadığı; ayrıca davacı lehine tazminata hükmedilmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili ile davacı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı alacaklı vekili, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar değerlendirilmediğini, haczedilen 40 ton kumaşa ilişkin fatura sunulmamasına rağmen menkulün üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edildiğini, borçlu şirketin kurucu ortağının haciz mahallinde hazır olduğunu, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğunu, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, borçlu ile üçüncü kişinin muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı üçüncü kişiler vekili, alacaklının kötüniyetinin tespiti ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tazminat şartlarının oluştuğunu belirterek tazminat açısından kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı Temyizi Yönünden;
Üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, üçüncü kişinin davasının kabulü yanında, istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklının kötüniyetinin gerçekleşmesi zorunludur. Buradaki kötü niyetten maksat haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğunun, alacaklı tarafından bilindiği halde, kötü niyetli olarak haczin tatbikinin talep edilmesidir. Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olduğundan istihkak iddiasına itiraz etmesi, tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermez. Somut olayda, alacaklının kötüniyetinin kanıtlanmamasına, İİK’nın 97/15. maddesinde aranan yasal şartların oluşmadığının anlaşılmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararında yazılı gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Davalı Temyizi Yönünden;
A.Davalı alacaklının, davacı üçüncü kişi … Konfenksiyon Tekstil San. Tic. Aş. Şirketinin istihkak iddiasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı üçüncü kişi … Konfeksiyon şirketi toplam 15.200,00 TL değerinde menkulle ilgili olarak istihkak iddiasında bulunmuş olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.094,06 TL’nin altında kaldığı görülmüştür.
B. Davalı alacaklının, davacı üçüncü kişi … Kumaş ve İplik San. A.Ş ‘nin istihkak iddiasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu haczin üçüncü kişi … şirketinin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılması, borçluya ödeme emrinin farklı adreste tebliğ edilmesi, haciz mahallinde borçlu şirket ortak veya yetkilisinin hazır olmaması, haciz mahallinde hazır bulunan ve borçlu şirket eski ortaklarından biri olan Hande Özseviç Arınık ‘ın üçüncü kişi şirket ortağı olması, dava konusu haciz sırasında borçlu adına belge bulunmaması hususları değerlendirildiğinde mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olması, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
2-Davalı alacaklının, davacı üçüncü kişi … Konfeksiyon Tekstil San. Tic. AŞ’nin istihkak iddiasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.