YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10397
KARAR NO : 2023/1089
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle konusuz kalan asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, süre aşımı nedeniyle birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya da davacı üçüncü kişi vekili, birleşen dosyada davacı alacaklı vekili ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl dosya da davacı üçüncü kişi; mahcuzların kendisine ait olduğunu, borçlu şirketin mahcuzlar üzerinde kullanım dışında herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen dosya da davacı-asıl dosya da davalı alacaklı cevap dilekçesinde; haciz mahallinde borçlu adına çok sayıda belge bulunduğunu, menkullerin borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu şirket ve 3. kişi şirketin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazalı işlem yaptıkları gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olmadığını, vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, birleşen dosyada İcra Müdürlüğünce 30.10.2019 tarihli karar ile alacaklıya istihkak davası açmak üzere 7 gün süre verildiği, eldeki davanın ise İcra Müdürlüğünün 07.01.2021 tarihinde yeniden vermiş olduğu 7 günlük süre içinde 25.01.2021 tarihinde açıldığı, İcra Müdürlüğünce alacaklıya yeniden süre verilmesi mümkün olmadığından mahkemece alacaklının İİK 99 maddesine göre açtığı davanın süre aşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, asıl davada ise, alacaklı tarafından 7 gün içinde dava açılmaması nedeni ile 3. kişinin istihkak iddiasının alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığı, haczin bu tarih itibari ile resen kalktığı, haliyle 3. kişinin açtığı istihkak davasının konusu kalmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle konusuz kalan asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, süre aşımı nedeniyle birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya da davacı alacaklı, asıl dosya da davacı üçüncü kişi ve borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Birleşen dosya da davacı alacaklı vekili, İİK 99.maddesi uyarınca 7 günlük dava açma süresinin işlemeye başlayabilmesi için alacaklıya, süresi içerisinde istihkak davasının açılmamasının hukuki sonuçlarının ihtar edilmesi zorunlu iken 30.10.2019 tarihli kararda herhangi bir ihtarat yapılmadığı, ihtarat barındırmayan icra müdürlüğü kararının şikayete konu edilmesinin de alacaklının 7 günlük dava açma süresini başlatmayacağı, istihkak davasının süresinde açıldığını belirterek duruşmalı incelenmek suretiyle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Asıl dosyada davacı üçüncü kişi vekili, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderininde yanlış hesaplandığını belirterek kararın düzelterek onanmasını istemiştir.
3.Asıl ve birleşen dosyada davalı borçlu vekili, istihkak davasının açılmasında borçlunun kusuru olmadığını, istihkak iddiasını kabul etmiş olduğundan hükmedilen vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl dosya da davanın usulden reddine karar verilmesi halinde de borçlu lehine nisbi vekalet ücreti takdir edilmemesininde hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir..
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına; birleşen dava ise, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun
3. Değerlendirme
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildi.
2.Alacaklının borçluya karşı başlattığı takipte, 23.10.2019 tarihinde yapılan hacizde, üçüncü kişi vekili istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekilinin üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmemesi üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından 30.10.2019 tarihinde, alacaklı tarafa dava açması için süre verilmiştir. Alacaklı, İcra Mahkemesine başvurarak İcra Müdürlüğünün İİK’nın 99. maddesi uyarınca taraflarına süre verilmesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.2.2020 tarih, 2019/504 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile, şikayetin kabulü ile İcra Müdürlüğünün 30.10.2019 tarihli alacaklıya İİK 99. maddesine göre süre verilmesi işleminin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine üçüncü kişi temyize konu asıl davayı açmıştır. Ne var ki, anılan şikayet kararının istinaf edilmesi üzerine … 8. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarih, 2020/708 Esas, 2020/1179 karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Anılan karara istinaden alacaklı vekilinin talebi ile İcra Müdürlüğü 7.1.2021 tarihli kararı ile, alacaklı vekiline 30.10.2019 tarihli İİK 99 maddesi gereğince 3. kişi şirket adresinde yapılan 23.10.2019 tarihli hacze ilişkin olarak İİK 99 maddesi gereğince 7 gün içinde istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verilmiştir.
İİK’nin 99. maddesinde: “Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine İcra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde İcra Mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.
İİK’nın 99. maddesinin uygulanmasına yönelik müdürlük kararının hukuki sonuç doğurmaya elverişli olabilmesi için, üçüncü kişi aleyhine İcra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verilmesi ve dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı ihtaratının yapılması şartlarının bir arada bulunması gerekir.
Bu açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapıldığında, 30.10.2019 tarihli İcra Müdürlüğü kararında, alacaklıya dava açmaması halinde sonuçlarının ne olacağını hatırlatılmadığı görülmüştür. Bu durumda, İcra Müdürlüğünce 30.10.2019 tarihinde verilen karar yukarıda değinilen şartları içermediği için hukuki sonuç doğurmaya elverişli görülmemiştir.
Öte yandan, şikayet başvurusunun İcra Müdürlüğünce verilen yedi günlük dava açma süresini kesmediği, İcra Müdürlüğünce alacaklıya aynı hacizle ilgili olarak yeniden süre verilmesi mümkün olmadığından İcra Müdürlüğünün 7.1.2021 tarihli kararının sonuca etkili olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, birleşen davanın yasal süresi içinde açıldığının kabulü ile, asıl ve birleşen dosya da iddia ve savunma çerçevesinde kanıtların toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre davalı borçlu ile davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.