YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10487
KARAR NO : 2023/2853
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1174 E., 2022/1198 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., 2022/343 K.
Taraflar arasındaki borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borca itirazın reddi ile, takip durdurulduğundan ve talep edildiğinden muteriz borçlular aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Keşideci ve aval veren borçlular itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus ilamsız takipte, takibe konu bonoların davalı alacaklı ile aralarındaki 16.05.2014 tarihli protokol kapsamında verilen teminat senedi niteliğinde olduğunu, alacaklı tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede de bu hususun kabul edildiğini, borçlu olmadıklarına ilişkin olarak açtıkları menfi tespit ve alacak davalarının derdest olduğunu ileri sürerek takibin iptali ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; itiraz dilekçesinde belirtilen protokolde takibe konu senetlerle ilgili miktar, vade tarihi gibi bilgilerin yer almadığını, protokoldeki miktarla senetlerdeki miktarların da uyuşmadığını, senetlerin teminat senedi niteliğinde olmadığını, muteriz borçlularla aralarındaki ihtarnamelerin sözleşme ve protokole ilişkin olduğunu savunarak davanın reddi ile borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı… Otobüsleri A.Ş. tarafından muteriz borçlular İstanbul … Tur … Ltd. Şti., … ve … aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlular tarafından yasal süresi içinde borca itiraz talebinde bulunulduğu, takibe konu bonoların kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içerdiği, TTK’nın 776. maddesinde belirtilen unsurları taşıdığından kambiyo senedi vasfını haiz olduğu, dayanak senetlerin teminat olarak verildiğine yönelik itirazın İİK’nın 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, İİK’nın 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerektiği, itiraz dilekçesine ekli olarak sunulan belgede takibe konu senetlere açık bir atıf bulunmadığı gibi teminat olarak verildikleri hususunda da net bir ifadenin yer almadığı, davalı alacaklının cevap dilekçesinde de senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün bulunmadığı, genel hükümler uyarınca açılan menfi tespit davasının, takip hukukuna göre ve basit usulde yargılama yapılan icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamayacağı gerekçesi ile borca itirazın reddi ile, takip durdurulduğundan ve talep edildiğinden muteriz borçlular aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlular istinaf dilekçesinde; takibe konu bonoların davalı alacaklı ile aralarındaki protokol kapsamında verilen teminat senedi niteliğinde olduğunu, bu nedenle kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarını içermediğini, davalı alacaklı tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede bu hususun kabul edildiğini, senetlerde tarafların imzası dışında hiçbir zorunlu unsurun yer almadığını, temel ilişkiden ayrıymış gibi düzenleme amacına aykırı ve tek taraflı olarak doldurulduğunu, menfi tespit ve alacak davalarının birleştirildiğini ve derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun, İİK’nın 169/a maddesi kapsamında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte teminat iddiasına dayalı borca itiraz niteliğinde olduğu, bu iddianın, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, takibe konu senetlerin 16.05.2014 tarihli protokole istinaden verildiği iddia edilmiş ise de, bahse konu protokolün “2.5” maddesinde takip konusu senetlere açıkça bir atfın yapılmadığı, protokolde karşılıklı edimlere yer verildiği, bu durumun yargılamayı gerektirdiği, takip konusu senetler üzerinde teminat olgusunu ortaya koyacak bir ibare yer almadığı gibi davalı alacaklı tarafça da teminat iddiasının kabul edilmediği, mahkemece, açılan menfi tespit dosyasının bekletici mesele yapılması yönündeki ara karardan dönülerek teminat iddiasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlular temyiz dilekçesinde; takibe konu bonoların davalı alacaklı ile aralarındaki protokol kapsamında verilen teminat senedi niteliğinde olduğunu, bu nedenle kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarını içermediğini, davalı alacaklı tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede bu hususun kabul edildiğini, senetlerde tarafların imzası dışında hiçbir zorunlu unsurun yer almadığını, temel ilişkiden ayrıymış gibi düzenleme amacına aykırı ve tek taraflı olarak doldurulduğunu, menfi tespit ve alacak davalarının birleştirildiğini ve derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, 8 gün içerisinde istinaf incelemesi yapılmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde teminat iddiasına dayalı borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168, 169, 169/a maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.