YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10549
KARAR NO : 2023/1259
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi; borçlu şirketin haciz yapılan adreste faaliyet göstermediğini, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmadığını, borçlu ile kendisinin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunduğunu, borçlu ve üçüncü kişinin aynı alanda ve aynı bölgede tersanecilik faaliyetlerini sürdürdüğünü, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ve üçüncü kişi şirketin faaliyet alanlarının deniz araçlarının inşaat ve imalatı olduğu,borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olduğu, bir kısım menkul menkuller için herhangi bir fatura sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin Ticaret Sicil adresinde haciz yapıldığını, hacizde borçlu adına belge bulunmadığını, borçlu ile üçüncü kişi arasında mal kaçırmaya yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, borçlu şirketin haciz adresinde faaliyet göstermediğini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu haciz davacı 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı adresinde ve üçüncü kişi vekili huzurunda yapılmış ise de, haciz mahallinde borçlu şirketin yetkilisinin hazır bulunduğu, borçlu ile 3. kişi şirket ortaklarının aynı kişiler olduğu, üçüncü kişi ile borçlu vekilinin aynı kişi olduğu bu durumda mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, 21 adet mahcuza ilişkin fatura ibraz edilemediği, ispat yükü altında bulunan davalı 3. kişinin iddiasını ispatlayamadığından istihkak iddiasına konu hem menkuller hem de dosyaya ihtirazi kayıtla ödenen para yönünden açılan davanın reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu, tazminata hükmedilmenin de yasaya aykırılık teşkil etmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, istinaf dilekçesini tekrarla haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmadığını, müvekkili şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğunu, ispat yükü müvekkil şirkete ait olduğu düşünülse dahi karinenin aksinin ispatlandığını, borçlu ile müvekkil şirket arasında mal kaçırmaya yönelik herhangi bir işlem bulunmadığını, kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlemler yapıldığının ve İİK’nın 97/13. maddesinde belirtilen tazminat şartlarının oluştuğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 arihinde oy birliğiyle karar verildi.