YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10554
KARAR NO : 2023/1090
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişiler; haczedilen menkullerin kendilerine ait olduğunu, borçlunun haciz adresinde faaliyet göstermediğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz yapılan adresin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği veya borçlu şirketin faaliyet gösterdiği adres olmadığı, davacı … borçlu şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi nedeniyle borçlu şirket eski çalışanlarının üçüncü kişi şirkette çalışmasının olağan olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi şirket çalışanlarının ve faaliyet konularının aynı olduğunu, borçlu şirket çalışanlarından …’nin davacı Raıncup’ta genel müdürlük yaptığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı üçüncü kişi vekili, davalının kötü niyetinin aşikar olması sebebi ile tazminatının reddine ilişkin hükmün kaldırılarak tazminata hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı üçüncü kişi şirketin borcun doğum tarihinden sonra kurulduğu, borçlu şirketten ayrılan 41 adet çalışanının, davacı şirkette çalışmaya başladığı, borçlu şirket çalışanlarından davacı şirkete geçen …’nin, davacı … şirketinin genel müdürü olarak görev yaptığı, anılan şahsın haciz sırasında da davacı şirket müdürü olarak hazır bulunduğu, davacı üçüncü kişiler arasında organik bağ olduğu gerekçesi ile istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu ile arasında bağ olmadığını, mahcuzların davacının ticari defterinde kayıtlı olduğunu, bilirkişi raporu ile mahcuzun davacılara ait olduğunun belirlendiğini, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, borçlu şirkette çalışan işçilerin kendi şirketlerinde çalışmasının davanın kabulüne gerekçe yapılamayacağını, şirketlerinde çalışan …’nin borçlu şirkette işten ayrıldıktan sonra farklı şirketlerde de çalıştığını, kaldı ki anılan şahsın daha önce borçlu şirkette çalışmış olmasının malların borçluya ait olduğuna karine teşkil etmeyeceğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişilerin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Dava konusu 18.10.2016 tarihli haczin, üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapıldığı,ticaret sicil kayıtlarına göre borçlunun bu adreste hiç faaliyette bulunmadığı borçluya ödeme emrinin farklı adreste tebliğ edildiği, haciz sırasında borçlu şirket ortağı ve yetkilisinin hazır bulunmadığı, haciz mahallinde borçlu adına düzenlenmiş belge bulunmadığı dosya kapsamında yer alan 28.8.2014 tarihli haciz tutanağı ve 23.3.2018 tarihli kolluk araştırmasına göre borçlu şirketin ödeme emri tebliğ edilen adreste faaliyet gösterdiği, davacı üçüncü kişi şirketler arasında organik bağ olmakla birlikte davacı şirketlerin ortak ve yetkilileri ile borçlu şirket arasında bağ kurulamadığı görülmekle mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ise ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Borçlu şirket çalışanlarından …’nin üçüncü kişi şirkette genel müdürlük görevi üstlendiği anlaşılmış ise de, ticaret sicil kayıtlarına göre anılan şahsın borçlu şirket ortağı veya yetkilisi olmaması, ayrıca borçlu şirketten ayrılan bir kısım işçinin üçüncü kişi şirkette çalışmaya başlaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, üçüncü kişi lehine olan karinenin aksini değiştirmeye yeterli olmadığı, kaldı ki üçüncü kişiler ile borçlu şirket arasında ticari ilişkiye rastlanılmadığı tespitini içeren bilirkişi raporunun üçüncü kişi lehine olan karineyi desteklediği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı alacaklının dayandığı deliller karinenin aksini ispata yeterli görülmemiştir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, başvurunun esastan reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.