Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10564 E. 2023/3158 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10564
KARAR NO : 2023/3158
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/987 E., 2022/1936 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/31 E., 2022/151 K.

Taraflar arasındaki meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayeti ve taşkın haciz şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince meskeniyet şikayetinin kısmen kabul, kısmen reddine, taşkın haciz şikayetinin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayet eden-borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı alacaklının istinaf başvurusunun harç yönünden kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak meskeniyet şikayetinin kısmen kabul, kısmen reddine, taşkın haciz şikayetinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; haczedilen taşınmazın haline mütenasip evi olduğunu, bu nedenle haczedilemeyeceğini, 3.915,33 TL alacağın tahsili için müvekkilinin taşınmazına haciz konulmasının ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığını, taşkın haciz teşkil ettiğini iddia ederek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının sosyal durumuna göre taşınmazın haline münasip olup olmadığı, taşınmaz üzerine ipotek tesis edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, taşınmaz değerinin yüksek olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlunun mal varlığı sorgulamasına göre başkaca mal varlığını bulunmadığını, icra dosyasında haczedilen taşınmazın kıymet takdirinin yapılmadığının, hacizli taşınmazın satışının yapılıp yapılamayacağının, taşınmaza alıcı çıkıp çıkmayacağının belli olmaması, satışın muhammen bedelin %50’si ve masraflar göz önüne alınarak yapılacağı, taşınmazın haczi caiz olup olmadığının bu aşamada belli olmadığı ve ayrıca dosyaya girmiş para haczi de bulunmadığından aşkın hacizden bahsetmenin mümkün olmadığını, meskeniyet şikayeti yönünden alınan 18.02.2021 tarihli rapor denetime elverişli kabul edilerek, rapor doğrultusunda şikayetçinin şikayete konu evde birlikte yaşadığı aile fertleri ile hallerine uygun bir ev alabilmesi için gerekli paranın 215.000,00 TL olduğu, şikayete konu evde borçlu payının haciz tarihi itibariyle kıymetinin ise 270.000,00 TL olarak belirlendiği, böylece şikayetçinin sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alındığında şikayete konu evin bedelinin şikayetçi-borçlunun haline uygun bir ev alabilmesi için gerekli paradan fazla olduğu gerekçesiyle meskeniyet şikayetinin kısmen kabul, kısmen reddi ile takip dosyasında şikayete konu taşınmazın satılarak, borçlunun haline münasip bir ev alabilmesi için gerekli olan 215.000 TL’nin borçluya, artanın hak sahiplerine verilmesine, satışın 215.000 TL’den az olmamak kaydıyla yapılmasına, aşkın haciz şikayetinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Şikayet eden-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; hacizde tertip prensibine göre aykırı bir şekilde borçlunun taşınır malları haczedilmeksizin, alacağı ile orantısız şekilde doğrudan müvekkilinin tek gayrimenkulünün haczedilmesinin takibe konu borcun 3.915,33 TL olduğu da nazara alındığında aşkın haciz niteliğinde olduğunu, mahkeme kararının gerekçeden uzak olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, 215.000,00 TL’ye haline münasip ev almanın mümkün olmadığını, heyete sosyolog eklenerek ek rapor alınması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamen reddi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilecek olması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinden alacaklı müvekkilinin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, müvekkil kurum harçtan muaf olmasına karşı harçtan sorumlu tutulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre, şikayetin süresinde yapıldığı ve dava konusu taşınmazın değeri göz önüne alınarak davacının haline münasip olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf başvurularının yerinde görülmediğini, ancak davalı SGK harçtan muaf olduğundan mahkemece davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle şikayet eden-borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı alacaklının istinaf başvurusunun harç yönünden kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak meskeniyet şikayetinin kısmen kabul, kısmen reddine, taşkın haciz şikayetinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili kurumun harçlardan muaf olması sebebi ile İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırmasına rağmen kendi kurduğu karar da yine müvekkili kurumu harçlardan sorumlu tuttuğunu, bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydı şeklinde hüküm kurulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin yargılama gideri olarak kabul ettiği masraflar arasında keşif harcının da bulunduğunu, 18.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın haline münasip olmadığı tespit edilmesine karşın davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayeti ve taşkın haciz şikayetine ilişkin olup, taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İİK’nın 82 vd. maddeleri, Harçlar Kanunu

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.HMK’nın 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re’sen karar verilir.
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca dava sonunda hükmedilecek harçlardan, harçtan muaf olmamak koşulu ile aleyhine karar verilen taraf sorumludur.
Davanın kabulünde veya kısmen kabulünde harçtan (muaf olmamak koşulu ile) davalı taraf sorumlu olup, davacıya harç yükletilemez.
Davalının harçtan muaf olması halinde davalı tarafa harç yükletilemeyeceği gibi, davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilir.
Davalı …K’nın harçtan muaf olduğu tartışmasızdır.
Bu durumda, mahkemece davacının yatırdığı harçların karar kesinleştiğinde davacıya iadesi gerekirken, hiç bir yasal dayanağı olmadan davacıya harç yükletilmesi hatalıdır.
Mahkemece davacının yatırdığı harçların diğer yargılama giderlerine katılarak harçtan muaf olan davalı …K’ya harç yükletilmesi de hatalı olduğu gibi, yargı harçlarının diğer yargılama giderlerini katılarak, kabul/redde göre oranlanamayacağının gözetilmemesi de hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı-alacaklının sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı-alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … BAM 12. HD’nin 05.07.2022 T. ve 2022/987 E., 2022/1936 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin 1-d numaralı bendi ile yargılama giderlerine ilişkin 1-e numaralı bendinin çıkartılarak, yerlerine;

” 1-d.Davalı harçtan muaf olduğundan, harca hükmedilmesine yer olmadığına,
Davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,

1-e.Davacının yaptığı harçlar hariç toplam 1.646,40 TL sinden kabul/redde göre belirlenen 823,20 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” bentlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz eden S.G.K harçtan muaf olduğundan ve karar düzelterek onandığından harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.