YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10588
KARAR NO : 2023/2979
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3594 E., 2022/2500 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 13. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/579 E., 2020/848 K.
Taraflar arasındaki borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde: müvekkili şirketin, takibe dayanak çekin lehtarı olan …..,Adalarında yerleşik ….,Commercial INC’nin temsilcisi olduğunu, dayanak çekin lehtara teminat senedi olarak verildiğini, aralarında ihtilaf oluşması sonrasında lehtarın senedi, ortaklık yapısındaki kardeş firmasına sözde ciroyla devrettiğini, müvekkilin takip alacaklısına ve lehtara borcu olmadığını, aksine her ikisinden de alacaklı olduğunu, yetkilisi ve ortaklık yapısı tamamen aynı olan, aynı adreste aynı iştigalle faaliyet gösteren, dava dışı senet lehdarına karşı ileri sürülmesi gereken def’ilerin ve borcun bulunmadığı itirazının, davalı firmaya karşı da dermeyan edilebileceğini , bilirkişilerce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmesi durumunda müvekkilinin ne davalı takip alacaklısına, ne de dava dışı senet lehdarına borcu bulunmadığının tespit edileceğini, senet üzerinde malen kaydının yer aldığını, bu kaydın alacağın varlığını ispat yükümlülüğünü alacağını iddia eden tarafa geçirdiğini, talep edilen faizin fahiş olduğunu beyan ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibin kambiyo senedine dayandığını, senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olduğunu, malen kaydının ispat külfetini alacaklı tarafa geçirmeyeceğini, teminat senedi iddiasının borçlularca ispat edilemediğini beyan ederek davanın reddi ile davacı tarafın %20’den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlularca takibe dayanak senedin teminat senedi olduğundan bahisle borca itiraz edildiği, İİK’nın 169/a-1. maddesi gereğince; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanması gerektiği, takip dayanağı senedin teminat senedi olarak düzenlendiği yönünde kabulün bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın, tarafların imzasını taşıyan ve senede açıkça atıf yapan İİK 169/a maddesinde yazılı resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlular vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak dayanak senedin lehtara teminat senedi olarak verildiğini, dava dışı lehtara ve alacaklıya borcu bulunmadığını, delilleri arasında bulunan elektronik postanın ve sözleşmelerin teminat senedi iddiasını ispatlamaya elverişli olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK’nın 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerektiği, somut olayda, takip dayanağı senette teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığı, davacılarca teminat iddiasının senetlere atıf yapan belge ile kanıtlamadığı gibi alacaklının cevap dilekçesinde de senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün olmadığı, dar yetkili icra mahkemesinde tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde sonuca gidilmeyeceği, e-posta yazışmalarının sözleşme olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular vekili temyiz dilekçesinde: dosyaya sunulan delillerin teminat senedi ididasını ispatlamaya elverişli olduğunu, davalı firma yetkilisinin müvekkili şirket çalışanına gönderdiği 25.05.2017 tarihli elektronik postada teminat evrakı talebi bulunduğunu, yerel mahkemenin ve istinaf mahkemesinin delilleri incelemediğini, müvekkilinin ticari kayıtları ile borçlu değil alacaklı olduğunun sabit olduğunu iddia ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte dayanak senedin teminat senedi olduğu iddiasına dayalı takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169. maddesi
3. Değerlendirme
Borçlunun dava dilekçesinde, dilekçe ekinde sunduğu sözleşmenin metninde teminat ibaresinin yer almadığını beyan ettiği ve iptal edilen bonolara ilişkin iddianın yargılamayı gerektirdiğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.