YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10596
KARAR NO : 2023/1936
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişiler; kendilerine ait adreste haciz işlemi yapıldığını, kendilerine ait menkullerinin haczedildiğini, haciz mahallinde bulunan belgelerin bodrumda atıl halde bulunan çöp mahiyetindeki evraklar olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğunu, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haczin borçlunun eski faaliyet adresinde yapıldığı, işyeri tabelasında borçlunun ünvanının yazılı bulunduğu, mahalde çalışan işçi üzerinde borçlu firmanın isminin yazdığı tişört bulunduğu, borçlunun ünvanının yazılı olduğu belgeler bulunduğu, davacı şirketin borcun doğumundan sonra kurulduğu, borçlunun davacı ile birlikte aynı adreste tek şirket gibi faaliyet gösterdiği, borçlu şirket ve davacı şirketin aynı işkolunda faaliyet gösterdikleri, karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, gerekçeli kararın tebliğinden sonra gerekçeli istinaf dilekçesinin verileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 17.02.2022 tarihinde taraf vekillerinin yüzüne karşı verildiği, davacılar vekili tarafından 19.02.2022 tarihinde dosyaya süre tutum dilekçesi sunulduğu, süre tutum dilekçesinde istinaf nedenlerinin gösterilmediği, gerekçeli kararın davacılar vekiline 02.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından 10 günlük yasal süre içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesinin verilmediği, gerekçeli istinaf dilekçesinin yasal 10 günlük süreden sonra 11.04.2022 tarihinde dosyaya sunulduğu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 10 günlük süre içerisinde istinaf sebeplerini belirtir dilekçe verilmediği, ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, gerekçeli kararın 10.04.2022 de tebliğ edildiğini, 02.03.2022 tarihinde Av. …’e yapıldı olarak görünen tebligatın UETS üzerinden kendisine iletilmediğini, konu ile ilgili olarak PTT cevap istenilmesi üzerine 11. İcra Hukuk Mahkemesinden gelen 2022 yılına ait herhangi bir tebligat bulunmadığı, kaldı ki vekaletnamede ismi dahi olsa dosyayı takip etmeyen vekile tebligat yapılmasının usule uygun olmadığını, Türk yargısının itibarını ve Adaleti incitecek derecede usul ve ysaya aykırı Mahkeme kararının Bölge Adliye Mahkemesince incelenmediğini, esas açısından ön inceleme duruşması yapılmadığını, yargılamanın gereksiz yere uzatıldığını, araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verildiğini,delillerinin gözardı edildiğini, borçlu ile faaliyet alanlarının farklı olduğunu, bulunan belgelerin … kattakı çöp mahiyetinde olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.