YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10609
KARAR NO : 2023/2978
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/953 E., 2021/323 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu ve alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin tek ortağının … olduğunu, takibe konu edilen çekler üzerinde bulunan imzaların şirketin tek ortağı …’a ve eski yetkilisi …’e ait olmadığını, çek asıllarının icra kasasında bulunmadığını beyan ederek imzaya ve borca itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak çeklerin sundukları yemek hizmeti karşılığında borçlu tarafından verildiğini, borçlunun imza itirazının kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın reddi ile borçlu aleyhine takip konusu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile takibe dayanak çeklerdeki imzaların borçlu şirket yetkilisi …’ün eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine, takip geçiçi olarak durdurulmadığı için tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; çeklerdeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, dayanılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, çeklerin icra kasasında olmadığı yönündeki iddialarının incelenmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davacının hakkında başlatılan tüm takiplere kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, diğer dosyalarda alınan bilirkişi raporlarıyla da takip konusu çeklerde yer alan imzaların, şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın, haksız ve mesnetsiz bir biçimde müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme kastı ile hareket ettiğini, müvekkil şirket yararına asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece, bu yöndeki talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kararın icra inkar tazminatı ve para cezası yönünden bozularak ortadan kaldırılması ile yeniden yapılacak yargılama sonucunda icra inkar tazminatı ve para cezasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunun usule uygun ve denetime elverişi olduğu, raporun Adli Tıp Kurumundan alınmış veya heyetçe düzenlenmiş olmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre Mahkemece alınan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora üstünlük sağlamayacağı, raporda mukayese imzalar ile davacı şirket yetkilisi …’ün imzasının karşılaştırılarak, takip dayanağı çeklerde davacıya atfen atılan imzanın davacı şirket yetkilisi …’ün eli ürünü olduğuna dair kesin kanaat bildirildiği, borçlu vekilince çek asıllarının icra müdürlüğü kasasına alınmadığı ileri sürülmüş ise de; icra takip dosyası içerisinde bulunan takip talebinin sağ alt kısmında “…8 adet çek aslı kasaya alındı…” ibaresinin yer aldığı ve yazının Hatice Kazdal İcra Katibi tarafından imzalandığı, mahkemece takip muvakkaten durdurulmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına ve para cezasına hükmedilmemesine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yönündeki taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, hükme esas bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davacı tarafın, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme kastı ile hareket ettiğini, müvekkil şirket yararına asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo takibinde imzaya itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 168/4 ,170. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.