Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10614 E. 2023/2994 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10614
KARAR NO : 2023/2994
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 19. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 2004 sayılı İİK’nın 82. maddesi gereğince Meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinin kısmen kabulü kısmen reddi ile; İstanbul … 5. İcra Müdürlüğünün 2017/26584 Esas sayılı dosyasında haczedilen ….Mahallesi …Sok….. Evleri E blok 8 nolu bağımsız bölümün değeri, haline münasip alınabilecek evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılması halinde, haline münasip evin alınması için gerekli olan 330.000,00 TL’nin borçluya ödenmesine, alacaklının alacağının kalan kısımdan karşılanmasına, taşınmazın haline münasip evin alınabileceği değerin altında satılmamasına karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde özetle; alacaklı tarafça aleyhine icra emri gönderildiğini, icra emri dayanak alacaklı işlemi iptali konulu davanın hala derdest olmasına rağmen, borçlunun haline münasip konutuna İİK md. 82/12 ye aykırı olarak haciz şerhi işletildiğini, evin geçimini tek başına sağladığını, hacze konu evin müvekkilinin sosyal çevresi içerisinde yer alması, evin fiziksel koşullarının 5 kişilik geniş bir ailenin ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılayacak nitelikte olması da dikkate alınarak dava konusu evin İİK mad. 82/12 maddesinin hüküm uyarınca haline münasip evi olduğunu, haczinin kabil olmadığını, bu nedenle meskeniyet şikayetlerinin kabulü ile şikayet konusu mesken üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesiyle; borçlunun borcu ödememek için bu şekilde takibi sürümcemede bırakmaya çalıştığı ve sair iddialar ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu evin fiili haciz tarihi itibariyle bedelinin 610.000 TL olduğuna, davacının haline münasip alabileceği evin değerinin 330.000 TL olduğuna ilişkin bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; söz konusu bilirkişi kurulu raporunda belirtilen tespit ve değerlendirmelerin objektif kriterlere dayandığı, gerçek duruma uygun olduğu, bu doğrultuda yapılan değer hesaplamaların da gerçek değerle objektif orantılılık arz ettiğine kanaat getirilmiş ve bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna dayanak kararında, taşınmazda borçlunun eşi, kendisi, kızı yaşaması gerektiğinden yaşayacakları konutun borçlunun yaşayabileceği, sosyal konumu ve çevresine ortalama düzeyde değil en düşük asgari düzeyde karşılık verebilecek taşınmazlar yönündeki tespitinin olması ve çelişkili olması sebebiyle kabul etmediklerini, bilirkişinin borçlunun meskenini değerlendirdiğinde her ne kadar ‘…Borçlunun yaşayabileceği, sosyal konumu ve çevresine asgari düzeyde karşılık verebilecek taşınmazla…” yönünde değerlendirme yapmışsa da hemen devamında ”….Borçlunun asgari yaşam şartları için bulabileceği uygun taşınmaz fiyatları …” değerlendirmesiyle ayrıca çelişkili değerlendirme yapıldığını, borçlunun sosyal konumu ve çevresinin dikkate alınmamış olması sebebiyle istinaf yoluna başvurduklarını beyan etmiştir.

Alacaklı istinaf dilekçesinde özetle; meskeniyet şikayetine konu taşınmazın, davacının suç işleyerek zimmetine geçirdiği para ile alındığını, borcun kaynağı evin bedelinden kaynaklandığından İİK m. 82/2 hükmü gereğince istisna kapsamında olduğunu, davacının, davaya konu meskende sadece eşi ve bir kızı ile yaşadığını, dava konusu taşınmaz dışında davacı adına kayıtlı iki adet daha taşınmazı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere davaya konu mesken, haline münasip ev statüsünde olmadığını, bu nedenlerle İİK m. 82/2 hükmü gereğince şikayete konu taşınmazın meskeniyet şikayetine konu edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle meskeniyet şikayetinin reddi gerekmekte iken şikayete konu taşınmazın satışına karar verilerek satış bedelinden haline münasip evin temini için gereken tutar düşüldükten sonra kalan paranın alacaklıya ödenmesine dair kararın kaldırılarak meskeniyet şikayetinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, meskeniyet şikayetine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, 16.04.2021 tarihli kolluk yazı cevabına göre borçlunun emekli kayınvalide ve kayınpederi ile eşi, çocuğu ile ikamet ettiği, çalışmaya engel durumunun olmadığının tespit edildiği, dolayısı ile davacının kayınvalide ve kayınbabasının emekli olduğu ve emekli maaşları olduğu, ekonomik bağımsızlığa sahip olması sebebi ile bu kişilere bakmakla yükümlü olduğundan söz edilemeyeceği, davalı alacaklı tarafından davacı borçlunun şirket hesaplarından zimmete geçirildiği iddia olunan bedel için ilamsız icra takibi yapıldığı, davacı tarafça borca itiraz edildiği, İstanbul … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/458 Esas 2020/239 Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline karar verildiği, dolayısı ile borcun şikayete konu taşınmaz bedelinden doğmadığı açık olmakla, bu durumun davacının meskeniyet şikayetini ileri sürmesine yasal olarak engel oluşturmayacağı, öte yandan, borçlunun birden fazla taşınmazının bulunması meskeniyet şikayetine engel olmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Alacaklı temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık meskeniyet iddiasına dayalı haczedilemezlik şikayeti ile takibe konu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16, 17, 18 ve 82/1-12. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.