YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10699
KARAR NO : 2023/3179
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde, hesap kat ihtarının borçluya tebliğ edilmediğini, söz konusu ihtarın geri dönmesi üzerine ve müvekkiline usulüne uygun tebliğ yapılmamasına rağmen alacaklı tarafından yalnızca 1 gün sonra takip başlatıldığını, İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca müvekkiline 8 günlük yasal itiraz süresinin tanınmadığını, müvekkili tarafından alacaklı bankaya gösterilen ipoteklerin teminat ipoteği olduğunu, kayıtsız şartsız borç ikrarına havi bir ipotek akit tablosu mevcut olmadığını bu nedenle ödeme emri yerine icra emri düzenlenmesinin hatalı olduğunu, ortada kayıtsız şartsız borç ikrarına havi bir ipotek akit tablosu mevcut olmadığı gibi bir alacağın varlığını ve ikrar edildiğini tevsik eden bir belgenin de bulunmadığını, alacaklı banka tarafından müvekkilice ödenen ödemelerin düşülmeden takip başlatıldığını, bu nedenle asıl alacak miktarı ve ferilerine itiraz ettiklerini, İİK gereğince temerrüt faizinin başlangıç tarihinin takip talebine ve icra emrine yazılması gerektiğini ancak bu hususun yerine getirilmediğini, müvekkilinin bir çok taşınmazı için takip başlatıldığını, ancak bazıları için ipotek bedellerinin ödenmesine rağmen ipotek bedelleri ödenen taşınmazlar için de takip başlatıldığını, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek takibin ve icra emrinin iptaline, davalının alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kat ihtarı tebliğinin kredi sözleşmesindeki adresine tebliğ edildiği taşındığı şerhi ile iade edildiği kat ihtarının tebliğ edilmiş sayıldığı, kat ihtarına borçlu tarafından itiraz edildiği ve takibin itirazdan sonra başladığı 8 günlük yasal sürenin beklenilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, dosya kapsamında alınan 16.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda toplam alacağın 28.922,986,87 TL olduğu takibin ipotek limiti ile sınırlı yapıldığı hukuka aykırılık olmadığı, borcun ödendiğine dair iik nın 68. maddesi kapsamında belge sunulmadığı, alacaklı tarafından işlemiş ve işleyecek faiz talebi bulunmadığından bu iddianın da yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekilince, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı iddiası ve dava dilekçesi içeriğindeki iddialarla kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hesap kat ihtarının şikayetçi şirketin kredi sözleşmesinde yazılı olan “Altzeren Sok. No:33 Beşiktaş/İST.” adresine gönderildiği ve “muhatabın adresten taşındığı” açıklamasıyla iade edilmesi nedeniyle İİK’nın 150/ı ve 68/b maddelerine göre tebliğ edilmiş sayıldığı,, şikayetçinin … 7. Noterliğinin 19.09.2019 tarih ve 18614 yevmiye sayılı “cevabi ihtarnamemdir” başlıklı işlemiyle hesap kat ihtarına itiraz ettiği anlaşıldığından alacaklının İİK’nın 150/ı maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresinin sona ermesini beklemeden 25.09.2019 tarihinde takibe başlayabileceği, limit ipoteğine dayanılarak ilamlı takip yapılabileceği, bilirkişi raporunda dava dilekçesindeki itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporunda alacaklı bankanın 19.06.2018 tarihinde şikayetçiye 21.577.875,00 TL kredi kullandırdığı şikayetçinin 20.06.2018 tarihinde 8.433,57 TL ödeme yaptığı, bankanın takip tarihinde toplam 28.922.986,87 TL alacağının bulunduğunun bildirildiği, şikayetçinin ödeme belgesi sunmadığı, şikayetçinin banka kayıtlarındaki ödemesinin raporda dikkate alındığı ve takibin ipotek limitiyle sınırlı yapıldığının anlaşıldığı, alacaklı bankanın ipotek limitiyle sınırlı olmak üzere 10.500.000,00 TL alacağın tahsili için takip başlattığı anlaşıldığından faize yönelik şikayet ve istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, diğer taşınmazlar şikayetçinin mülkiyetinden çıktığından taşınmazların takibe konu edilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptalini istemekte şikayetçi borçlunun hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekilince; istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde İİK’nın 150/ı maddesindeki şartlar oluşmadığından ve icra emrinde faiz başlangıç tarihi ve oranının belirtilmediğinden bahisle takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 149, 150/I , 68/b ve sair maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.