YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10725
KARAR NO : 2023/3176
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
İtiraz eden borçlu vekili itiraz dilekçesinde, dayanak senedin tanzim yeri bulunmadığından kambiyo vasfına sahip olmadığı iddiası ile sair nedenlerle borca itirazla takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, senet metninde asıl borçlu keşideci … ismi yanında senedin tanzim yeri gösterilmediği, tanzim edenin adı-soyadı yanında “….., Mah. ……,Bulvarı No:49.” şeklinde yazılı olup söz konusu alanda herhangi bir idari birim yazılı olmadığı, her ne kadar takip dayanağı senette kefil ismi yanında adres ve idari birim yazılmış ise de Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere senette bulunması zorunlu olan tanzim yeri veya tanzim edenin ismi yanındaki yer ismi senedin keşidecisi için geçerli olup, TTK’nın 614. maddesi hükmüne göre kimin için taahhüt altına girilmişse tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması hali, yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermeyeceği anlaşıldığı, borçlunun borca yönelik bir kabulü de bulunmadığı, düzenlenme yeri bulunmayan senedin TTK’nın 776. maddesi gereğince zorunlu unsurları içermediğinden kambiyo senedi vasfında olmadığından bu belgeye dayanılarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekilince, takibe dayanak senette herhangi bir tahrifat bulunmadığını, mahkemenin senette düzenleme yeri olmadığından bahisle davanın kabulü ile takibin iptaline dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, senet üzerinde borçlu ……,’in isminin altında adresinin ve dolayısıyla düzenleme yeri bulunduğunu, senedin düzenlenme yerinin … olduğunun açıkça anlaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takip konusu bononun düzenleyen …’ın adının yanında tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, …, köy gibi) yazılmadığı, aval veren…….,’in yazılı adresin ise bu eksikliği gidermeyeceğinden dolayısıyla dayanak belgenin düzenleme yeri unsurunu taşımadığı, borçlunun borca yönelik bir kabulü de bulunmadığı, kambiyo senedi niteliği bulunmayan bu belgenin kambiyo takibine konu edilemeyeceği gerekçesi ile davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte senedin kambiyo vasfı bulunmadığı iddiası ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 170/a ,TTK’nın 776/1-f , 777/4 maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi