YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10803
KARAR NO : 2023/3313
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 10. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olan 30.07.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu şirket şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, taraflarına çıkarılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, iş yeri adresi olan tebliğ adresinin tebliğ tarihinde kapalı olmasının mümkün olmadığını, daimi çalışan Bülent Kırcı’nın sürekli olarak adreste bulunduğunu, tebliğ memurunun mazbatayı adrese gitmeden düzenlediğini, tebliğ mazbatasında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerinde aranan silsileye neden uyulmadığına dair şerhin de yer almadığını ileri sürerek usulsüz tebligatın iptali ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 30.07.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; ödeme emrinin tebliğe çıkartıldığı adresin borçlu şirketin ticaret sicil adresi olduğunu, Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerindeki hükümlerin uygulanabilmesi için, tebliğ yapılacak olan tüzel kişinin adresinin dağıtım saatlerinde açık olması ya da yetkili bir kimsenin adreste bulunmasının gerektiğini, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde düzenlenen “araştırma ve komşuya haber verme” zorunluluğunun tüzel kişiler bakımından geçerli olmadığını, tebligat tutanağı resmi belge niteliğinde olduğundan aksinin yalnızca yazılı belgeyle ispatlanabileceğini, tanık beyanıyla ispatlanamayacağını, tebligatın usulüne uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlu … Kurumsal … Ltd. Şti. adına çıkarılan ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince “muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle tebligat, mahalle muhtarı… imzasına 07.07.2021 tarihinde teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır, ayrıca D:3’teki komşuya haber verilmiş, isim ve imzadan imtina etmiştir” şeklindeki şerh ile borçlunun Ticaret Sicilinde kayıtlı adresine tebliğ olunduğu, haber verilen komşu isminin bulunmadığı, bu hali ile tebligatın TK’nın 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Yargıtay uygulamalarında TK’nın 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiği, TK’nın 32. maddesi gereğince usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise tebliğin muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği gerekçesi ile şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olan 30.07.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğunu, tebliğ mazbatasında haber bırakılan komşunun ismini vermekten imtina ettiğine ve daire numarasına yer verildiğini, komşu isminin şikayetçi borçlu tarafından şikayet dilekçesinde belirtildiğini, Tebligat Kanunu’nun 21. ve 23. maddelerinde haber bırakılan komşu ismine yer verilmesi zorunluluğunun yer almadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağının 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlendiği, borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerektiği, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adrese gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30. ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı, muhatabın adreste bulunmaması halinde bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesinin gerçek kişiler yönünden zorunlu olduğu, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olmasının tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı, ancak TK’nın 21/1. maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memurunun tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, somut olayda şikayetçi borçlu şirkete ödeme emrinin TK’nın 21/1. maddesi gereğince “muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle tebligat mahalle muhtarı… imzasına 07.07.2021 tarihinde teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır, ayrıca d:3’teki komşuya haber verilmiş, isim ve imzadan imtina etmiştir” şeklindeki şerh ile borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresinde tebliğ olunduğu, haber verilen komşu isminin bulunmadığı, bu hali ile tebligatın TK’nın 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Yargıtay uygulamalarında TK’nın 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiği, TK’nın 32. maddesi ve benzer düzenlemenin yer aldığı Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53. maddesinde tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise tebliğin geçerli sayılıp muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceğinin belirtildiği, bu durumda tebliğin usule aykırı olarak yapılması halinde muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi olarak kabul edileceği, şikayetçi borçlunun ödeme emrinden 30/07/2021 tarihinde haberdar olduğunu beyan ettiği, tebliğden tarihten önce haberdar olduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, öğrenme tarihinden itibaren İİK’nın 16. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süresi içerisinde şikayet yoluna başvurulduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğunu, tebliğ mazbatasında haber bırakılan komşunun ismini vermekten imtina ettiğine ve daire numarasına yer verildiğini, komşu isminin şikayetçi borçlu tarafından şikayet dilekçesinde belirtildiğini, Tebligat Kanunu’nun 21. ve 23. maddelerinde haber bırakılan komşu ismine yer verilmesi zorunluluğunun yer almadığını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.