Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10805 E. 2023/3311 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10805
KARAR NO : 2023/3311
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Borçlu keşideci ve avalistler itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, takibe konu bononun davalı alacaklı ile borçlular Yedi Renk Danışmanlık … Ltd. Şti. ve Mavi … Ltd. Şti. arasındaki “inşaat finansmanı için yapılan” sözleşmenin teminatı olarak verildiğini, sözleşmeden kaynaklanan borcun kısmen ödendiğini, aynı borç için verilen ipoteğin fekkini sağlamak amacıyla yapılan ödeme ile borcun sona erdiğini, borçlarının bulunmadığını ileri sürerek borca, faiz ve ferilerine itirazlarının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, senet metninde ve kredi sözleşmesinde teminata ilişkin herhangi bir ifade bulunmadığını, dekonttaki ödemenin hangi borca ilişkin yapıldığının anlaşılamadığını, muteriz borçluların borcunun devam ettiğini savunarak itirazın reddi ile muteriz borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından muteriz borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiği, her ne kadar borçlular İİK’nın 169/a maddesi kapsamında, senedin teminat senedi olarak verildiğinden bahisle takibin iptalini talep etmiş ise de bu iddianın aynı madde kapsamındaki belgelerden biri ile ispatı zorunlu olup, yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre senedin banka kredi sözleşmesi kapsamında teminat için verildiğinin iddia edilmesi halinde, kredi sözleşmesinde takibe konu bonoya açıkça atıf yapılmasının zorunlu olduğu, kredi sözleşmesinde senede bir atıf bulunmadığı, davalı alacaklının da senedin teminat senedi olarak verildiğine dair kabulünün bulunmadığı, muteriz borçlularca ödeme belgesi olarak sunulan 13.07.2018 tarihli 35.765.758,52 TL bedelli dekontta takip konusu bonoya açıkça atıf yapılmadığı, davalı alacaklının dekonttaki ödemenin takip konusu bonoya ilişkin olduğu yönünde kabul beyanının bulunmadığı, ödeme iddiasında bulunan borçluların borca itirazlarını İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen bir belgeyle kanıtlayamadığı, aldırılan bilirkişi raporu ile takipte talep edilen asıl alacak miktarında bir fazlalığın bulunmadığının tespit edildiği, faiz oranında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlular istinaf dilekçesinde; davalı alacaklı ile aralarındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak takibe konu bono ile birlikte ipotek verildiğini, dayanak senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ile senedin tarafları, düzenleme tarihleri ve miktarının aynı olduğunu, sözleşmede ve takibe konu bonoda imzası bulunan muteriz borçlu Mavi Deniz … Ltd. Şti. tarafından davalı alacaklı tarafından gönderilen yazıya istinaden 13.07.2018 tarihinde “Risk Takip Müdürlüğünün Talebine İstinaden Tahsilat” açıklamasıyla bildirilen hesaba 35.765.758,52 TL ödeme yapıldığını, ödemenin ardından borcun teminatı olarak kurulan ipoteğin fekkedildiğini, bunun borcun sona erdiğinin ispatı olduğunu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda borç için yapılan kısmi ödemelerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla, davalı alacaklının takibe konu senedi ödeme amacıyla aldığı düşünülse dahi borçlarının bulunmadığını, davalı alacaklının kayıtlarında inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile borca itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senet metninde, senedin teminat niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, muteriz borçlularca teminat senedi iddiasını ispatlar nitelikte, İİK’nın 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgelerden herhangi birinin ibraz edilemediği, davalı alacaklı tarafından da senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabul edilmediği, davalı alacaklıdan istenilen evraklarda da bononun teminat olarak verildiğine ilişkin bir bilginin mevcut olmadığı, muteriz borçlular tarafından borcun ödendiği ileri sürülmüş ve dekont ibraz edilmiş ise de; sunulan dekontta açıkça icra dosyasına ve takip konusu bonoya yapılmış bir atfın mevcut olmadığı, ödemeye dair başka bir belge de sunulmadığı, muteriz borçluların borçlarının bulunmadığına dair iddialarını da İİK’nın 169/a-1. maddesinde yazılı belgeler ile ispatlayamadığı, alınan bilirkişi raporunda takip konusu asıl borç ve ferilerinde fazlalık mevcut olmadığının tespit edildiği, muteriz borçlularca ileri sürülen sair hususların sınırlı inceleme yetkisine sahip icra mahkemesinde tartışma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlular temyiz dilekçesinde; davalı alacaklı ile aralarındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak takibe konu bono ile birlikte ipotek verildiğini, dayanak senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ile senedin tarafları, düzenleme tarihleri ve miktarının aynı olduğunu, dayanak senedin verildiği tarihte davalı alacaklı ile aralarında sadece taahhüt ilişkisi olduğu düşünüldüğünde arada başka bir ilişki yokken kambiyo senedi düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmede ve takibe konu bonoda imzası bulunan muteriz borçlu Mavi Deniz … Ltd. Şti.’nce, davalı alacaklı tarafından gönderilen yazıya istinaden 13.07.2018 tarihinde “Risk Takip Müdürlüğünün Talebine İstinaden Tahsilat” açıklamasıyla bildirilen hesaba 35.765.758,52 TL ödeme yapıldığını, ödemenin ardından borcun teminatı olarak kurulan ipoteğin fekkedildiğini, bunun borcun sona erdiğinin ispatı olduğunu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda borç için yapılan kısmi ödemelerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla davalı alacaklının takibe konu senedi ödeme amacıyla aldığı düşünülse dahi borçlarının bulunmadığını, davalı alacaklının kayıtlarında inceleme yapılması gerektiğini, muaccel olmayan bir borç için ödeme amaçlı senet verilmesinin mümkün olmadığını, keşideci protesto edilmeden haklarında takip başlatılmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 169. ve 169/a. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.