Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10853 E. 2023/3478 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10853
KARAR NO : 2023/3478
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2442 E., 2022/1246 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1395 E., 2021/254 K.

Taraflar arasındaki yetkiye ve borca itiraz ile şikayete ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, yetki itirazı ile şikayetin reddine, borca itirazın çek tazminatı yönünden kısmen kabulüne, borçlunun istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ VE ŞİKAYET
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, alacaklının karşılıksız kalan çek bedeli 113.770TL olduğu halde 115.800TL talep ederek fazladan talepte bulunduğunu, fazla isteme itiraz ettiklerini, lehtar ciranta olarak çek tazminatından sorumlu olmadıklarını bu nedenle çek tazminatına itiraz ettiklerini, takip alacaklısının cirosunun iptal kaşesi ile çizildiğini alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürerek yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine, esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile takibin fazla istemler yönünden durdurulmasına/iptaline, alacaklı yetkili hamil olmadığından takibin tümden iptali ile alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; çek üzerinde hesap bakiyesinin sıfır olduğunu ve hamilin yasal yükümlülük tutarı dahil kısmi ödemeyi kabul etmediğinin yazılı olduğunu, dolayısıyla çek tutarı üzerinden başlatılan takibin hukuka uygun olduğunu, çek tazminatının yalnızca keşideci ve avalistten talep edildiğini, meşru ve yetkili hamil olduklarını, çek üzerinden iptal yazısının kendi ciroları için değil bankanın matbu kaşesi için yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek itirazın reddi ile borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekin keşide yerinin İstanbul olması sebebiyle yetki itirazının yerinde olmadığı, ilk imzanın lehtara ait olduğu ve sonrasında alacaklının yetkili hamil olduğunun müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı, çekin arka yüzünde çek bedelinin karşılıksız kaldığı ve hesap bakiyesinin sıfır olduğu, banka yükümlülük tutarı dahil kısmi ödemenin kabul edilmediği, bu nedenle alacaklının çek miktarının tamamının karşılıksız kalması ile çek miktarını takibe koymasının yerinde olduğu, takip talebinde çek tazminatından keşideci ve avalistin sorumlu olduğu belirtilse de ödeme emrinde bu hususa yer verilmediği, itiraz edenin çeki keşide eden kişi olmadığı ciranta olduğu cirantadan çek tazminatının istenemeyeceği gerekçesiyle istemin kısmen kabulü ile borçlu yönünden İstanbul 1. icra müdürlüğü 2019/32470 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin 11.580,00 TL çek tazminat yönünden iptaline, borçlunu tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmaması sebebiyle reddine ,alacaklının tazminat ve para cezası talebinin yasal şartlarının oluşmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Borçlu isitnaf dilekçesinde; çekin arka yüzünde alacaklının kaşesi üzerine iptal kaşesi vurulduğunu, bu sebeple alacaklının meşru hamil olmadığını, takibin iptali gerektiğini, alacaklının takipteki fazla istemleri yönünden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, alacaklının çek keşidecisi hakkında takip yapmaması nedeniyle çekteki keşide yerinin icra takibi için yetkili icra dairesi olmadığını, yetki itirazının reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2-Alacaklı istinaf dilekçesinde; çek tazminatı yönünden takibin iptali ile aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, takip talebinde açıkça “çek tazminatı talebimiz keşideci ve keşideci avalisti borçlu için geçerlidir.” şeklinde muteriz borçludan talep edilmediğininin yazılı olduğunu, bu yönden kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, cevap dilekçesinde tazminat ve para cezası taleplerinin olduğunu, bu taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekin keşide yeri “İstanbul” olup takibin yetkili İstanbul İcra Dairesi’nde başlatıldığı, çekteki iptal kaşesinin alacaklının cirosunda değil, cironun hemen altındaki ibraz kaşesi üzerinde olduğu, alacaklının cirosunun geçerli bir ciro olduğu ve ciro silsilesi ile yetkili hamil olduğu, çekin tamamının karşılıksız olduğu, banka sorumluluk tutarının tahsil edilmediği bu yönden takipte bir fazla istem bulunmadığı, takip talebinde açıkça çek tazminatından keşideci ve keşideci lehine aval verenin sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, ödeme emrinde bu husus belirtilmediğinden mahkemece çek tazminatı yönünden istemin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu ancak, çek tazminatına yönelik itiraz borca itiraz mahiyetinde olduğundan, takibin çek tazminatı yönünden durdurulması yerine iptaline karar verilmesi yerinde olmadığı, diğer yandan takip talebinde alacaklının, çek tazminatından sadece keşideci ve keşideci lehine aval verenin sorumlu olduğunu belirttiği halde, takip talebine uygun olarak ödeme emri düzenleme görevi icra müdürlüğünde olup, icra müdürlüğünce ödeme emrinde takip talebinde yer alan bu hususun belirtilmemesinin alacaklının kusurundan kaynaklanmadığı bu nedenle kabul edilen bu kısım yönünden alacaklının tazminat ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği, bu nedenle mahkemece kabul edilen kısım yönünden, alacaklı aleyhine yargılama giderinin tümüne ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığı, yine reddedilen kısım yönünden alacaklı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu, itiraz dilekçesinde çek tazminatına yönelik borca itirazı dışında, icra dairesinin yetkisine, 2.030 TL’lik asıl alacak kısmına yönelik borca itirazda bulunulduğu ve alacaklını yetkili hamil olmadığı yönünde şikayette bulunulduğu, İcra ve İflas Kanununda yetki itirazının ve kambiyo vasfı ve alacaklının yetkili hamil olmadığına yönelik İİK’nın 170/a maddesi kapsamında kalan şikayetlerin reddi veya kabulü halinde herhangi bir tazminat veya para cezası öngörülmediği, borca itirazın reddi halinde ise daha önce takibin geçici olarak durdurulması halinde borçlu bakımından tazminat sorumluluğu doğacağı, somut olayda; yargılama aşamasında takip durdurulmadığından ve kabul edilen çek tazminatına itiraz yönünden de alacaklının kusuru bulunmadığından, her iki taraf lehine tazminat ve para cezası sorumluluğu doğmadığı gerekçeleriyle alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlunun yetki itirazı ile takip hakkına yönelik şikayetinin reddine, borçlunun borca itirazının çek tazminatı yönünden kısmen kabulüne, İstanbul 1. İcra Dairesi’nin 2019/32470 Esas sayılı dosyasında İİK’nın 169/a-5. maddesi uyarınca takibin davacı borçlu yönünden 11.580 TL çek tazminatı bakımından durdurulmasına,borçlunun fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, yasal koşulları oluşmadığından muteriz borçlunun tazminat, alacaklının tazminat ve para cezası taleplerinin reddine, alacaklının sair istinaf isteminin esastan reddine, borçlunun istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, alacaklının yetkili hamil olmadığını, iptal kaşesinin kimin için ve ne için vurulduğunun dar yetkili icra mahkemesince tartışılamayacağını, cironun çizilmiş sayılması için cirodaki imzanın çizilmesinin gerekli ve yeterli olduğunu, çekin karşılıksız kalan tutarının çek üzerinde açıkça yazılı olduğunu, fazladan talep edilen kısmın iptali ile yargılama gideri ve tazminat taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, kabul gören itirazları yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekteki keşide yerinin icra takibi için yetkili icra dairesi olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde yetkiye ve borca itiraz ile şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 168, 169, HMK md. 17, TTK md. 780,783/3,790 ve ilgili maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.