Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10886 E. 2023/4036 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10886
KARAR NO : 2023/4036
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1305 E., 2022/1068 K.
DAVA TARİHİ : 20.10.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/999 E., 2020/797 K.

Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2009/16147 esas sayılı dosyasında icra müdürlüğünün 14.10.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda: kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat alacağının tahsili için borçlu kurum aleyhine ilamlı takip başlattıkları, takip dayanağı mahkeme kararının 02.05.2013 tarihinde kesinleştiği, takip edilen alacağa Anayasanın 46/son maddesi gereğince hesap yapılarak bakiye bir alacak var ise bunun hesaplanıp borçluya bir muhtıra ile bildirilmesini talep ettikleri ancak dosyanın 2017 yılında infaz ile işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle talebin reddine şeklinde karar verildiği, ancak Anayasanın 46/2 maddesi gereğince kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi gerektiği, büyük kamulaştırmalarda ise 5 yılı geçmemek üzere taksitler halinde ödeneceği, 46/son maddesinde ise, taksitle ödemede veya ödenmeyen kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atmalardan doğan alacaklarda, kararın kesinleşmesi tarihine kadar yasal faiz, kararın kesinleşmesinden itibaren de Anayasa’nın 46. maddesi son fıkrası gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiği beyanı ile Anayasa ve Yargıtay içtihatlarına aykırı icra müdürlüğünün 14.10.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu kuruma usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği, duruşmaya katılmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda takip dayanağı ilamın dava tarihi olan 19.03.2004 tarihinden, ilamın kesinleşme tarihi olan 15.06.2015 e kadar yasal faiz, kesinleşmeden itibaren Anayasa 46/son faizinin uygulanacağı, takip tarihi itibariyle takip kesinleşmediğinden ve alacaklı takip talebinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğundan alacaklının kesinleşmeden itibaren Anayasa 46/son maddesi uyarınca talep edebileceği, bakiye faiz alacağını aynı icra dosyası üzerinden borç hesabı yaptırmak ve borçluya muhtıra göndermek suretiyle talep edebileceği, buna göre müdürlük kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir yasal düzenleme olmadığı belirtildiği halde şikayetin kabul edildiği, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği beyanıyla mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; takip konusu ilamın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin bulunduğu, kararın kesinleşmesinden itibaren Anayasa’nın 46/son maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiği, alacaklı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasa dahi zamanaşımı süresinin dolmasına kadar ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağının her zaman talep edilebileceği, bu nedenle icra müdürlüğünün şikayete konu 14/10/2019 tarihli kararı ile dosya 2017 yılında infazen işlemden kaldırıldığı gerekçesi ile talebin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davalı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla; dava konusu işlemle ilgili olarak ilk derece mahkemesi yasal düzenleme olmadığının kabul edildiği ancak şikayetin reddine karar verilmekle çelişki oluştuğu ve bu durumun kamu yararı için dikkate alınması gerektiği beyanıyla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 14.10.2019 tarihli müdürlük red kararının kaldırılması istemli şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın İİK 16. Maddesi., Anayasa 46 ve sair ilgili mevzuat

3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.