YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10903
KARAR NO : 2023/3242
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/967 E., 2022/1365 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/565 E., 2022/148 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/9854 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan icra takibinin İİK-170/3 maddesi uyarınca durdurulmasına ve imza itirazı kapsamında alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti ya da ağır kusuru bulunmadığı değerlendirilmekle; İİK-170/4. Maddesi uyarınca davalı- alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı ve alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, davacı borçlunun imza itirazının kabulüne, Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/9854 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan icra takibinin İİK’nın 170/3 maddesi uyarınca durdurulmasına, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına ve ayrıca davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda: aleyhine başlatılan kambiyo takibine dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığı itirazı ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesiyle; takibe konu senet üzerindeki yazı ve imzanın borçluya ait olduğu, imzayı da şahitler huzurunda atmış olduğu iddiasıyla davanın reddine karar verilmesi, aksi kanaatte olunduğu takdirde, ihtiyati haciz için (borçlunun zarar ihtimalini) yok edecek derecede teminat yatırdığı gözetilerek, takibin durdurulması kararı verilecek ise %50’den aşağı olmamak üzere teminat yatırması karşılığında tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi …’nın 03.01.2022 tarihli raporunda; alacaklısı “tetkike konu, borçlusu … ve alacaklısı … olan, 05.04.2017 düzenleme ve 05.04.2018 ödeme günü tarihli “116.000 $ yüzonaltıbin dolar” değerindeki senedin sağ alt köşesinde “borçlu …” adına atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, … elinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında irtibat saptanmadığı tespit edildiği ve işbu hüküm kurmaya elverişli 03.01.2022 tarihli bilirkişi raporu gereği davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde özetle; alacaklı hakkında tazminat ve para cezasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı istinaf başvurusunda özetle; taraflar arasındaki borç ilişkisinin 2.878,81 gr. altın emanet edilmesinden kaynaklandığı sair iddialarının mahkemece yeterli araştırılmadığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dosyaya sunulan üç bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiaları ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olduğu, bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya elverişli olduğu, öte yandan lehtar tarafından, davacı keşideci borçlu hakkında icra takibi yapıldığı, mahkemece borçlunun imzaya itirazının kabul edildiği, fakat mahkemece aleyhe tazminat ve para cezası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf talebini tekrarla, takibe konu senetteki yazıların borçlu tarafından yazıldığının soruşturma aşamasında ikrar edildiği fakat imzanın da aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiği, aleyhe tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğu iddiası ile gelerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraz ile takibin durdurulması ve iptali ile aleyhe tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16., İİK 169/a., TTK 776/1. TTK 777., İİK 58. maddesi ve sair ilgili yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.