YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10918
KARAR NO : 2023/3521
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1335 E., 2022/1324 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/618 E., 2021/831 K.
Taraflar arasındaki icra memur işlemini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.03.2016 tarih ve 2015/864 Esas 2016/133 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, müvekkili kuruluşun 532.874,52 ABD Dolarını Merkez Bankasının bir yıl vadeli USD mevduata uyguladığı faiz ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, bu karara dayanarak Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2016/10242 sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına banka teminat mektubu sunmak suretiyle icranın geri bırakılması talepli temyiz yoluna başvurulduğunu, Yargıtay’ca kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine icra işlemleri kaldığı yerden devam ettirilerek teminat mektubunun nakde çevrildiğini ve takip alacağının tamamına yakınının tahsil edildiğini, bu aşamadan sonra müvekkiline bakiye dosya borcu adı altında “657.657,04 TL nin ödenmesi” ihtarını içeren 15.01.2017 tarihli bakiye borç muhtırası gönderildiğini, müvekkili kuruluşun bakiye borç muhtırasındaki tutarın Yargıtay düzelterek onama ilamındaki faiz türü ve vekalet ücreti miktarı değişikliği dikkate alınmadan hesaplandığı gerekçesi ile Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/58 sayılı dosyasında şikayet davası açtığını, mahkemece “şikayetin kabulüne Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2016/10242 sayılı dosyasında 16.01.2017 tarihli borç muhtırası tarihi itibariyle davacı borçlunun 30.949,48 TL borçlu olduğunun tespitine, aşan kısım yönünden borç muhtırasının iptaline” karar verildiğini, istinaf ve temyiz başvurularının reddedilerek kararın kesinleştiğini, yargılama aşamasında müvekkilinin bakiye borç muhtırası ile istenen bedeli ödemek zorunda kaldığını, takibe konulan mahkeme kararının kesinleşmesinden sonraki bir tarihte, Yargıtay’ın faiz türünü değiştiren ve vekalet ücretini azaltan düzelterek onama kararı dikkate alınmadan bakiye borç muhtırası gönderilmek suretiyle müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı şekilde fazladan 626.707,55 TL ödemek zorunda bırakıldığını, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müvekkiline iadesi için karşı tarafa muhtıra gönderilmesi talebinin faizin muhtıranın tebliği ile temerrüt koşulları oluşacağından bu tarihten itibaren faiz yürütülebileceği gerekçesi ile reddedildiğini, icra müdürlüğü kararının yerinde olmadığını belirterek, icra müdürlüğünün 29.03.2021 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.03.2016 tarih 2016/864 Esas 2016/133 Karar sayılı ilamına dayanarak ilamlı icra takibi başlatıldığını, dayanak ilam tehir-i icra talepli olarak temyiz edildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.12.2016 tarihli ilamı ile hüküm düzeltilerek onanmış ve karar kesinleştiğini, icra müdürlüğünce 16.01.2017 tarihinde dosya hesabı yapılarak bakiye borç miktarı 657.657,04 TL olarak hesaplandığını, borçlu tarafından 24.01.2017 tarihinde icra dosyasına 657.657,04 TL yatırıldığını, aynı zamanda müdürlük kararı Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/58 Esas sayılı dosyası üzerinden şikayete konu edildiğini, yapılan yargılama neticesinde 19.10.2017 tarih 2017/718 Karar sayılı ilam ile 16.01.2017 tarihinde borcun 30.949,49 TL olduğuna karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu doğrultuda borçlu tarafından fazla yapılan ödemenin (626.707,55 TL) avans faizi ile birlikte iadesi için alacaklıya muhtıra gönderilmesi talep edildiğini, icra müdürlüğünce düzenlenen 12.03.2021 tarihli muhtıra ile fazladan ödenen 626.707,55 TL’nin muhtıranın tebliğinden itibaren üç gün içerisinde iadesi talep edildiğini, muhtıra alacaklıya 17.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, alacaklı tarafından 26.03.2021 tarihinde icra dosyasına 626.707,55 TL yatırıldığını, borçlu vekili icra dosyasına sunduğu 29.03.2021 tarihli talebi ile icra dosyasına fazladan yatırılan 626.707,55 TL’ye tahsilatın yapılarak 24.01.2017 tarihinden fiili ödeme tarihi olan 26.03.2021 tarihine kadar avans faizi işletilerek bu tutarın ödenmesi için muhtıra çıkarılmasınının istendiğini, icra müdürlüğünün 29.03.2021 tarihli kararı ile temerrüdün muhtıranın tebliği tarihinde gerçekleşeceği ve bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile talebin reddine karar verildiğini bu işlemin şikayeti üzerine mahkemece şikayetin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğunu, muhtıranın takip alacaklısı vekiline 17.03.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, alacaklıya fazladan ödenen miktarın muhtıranın tebliği tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekmekte olduğundan, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığını hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra memur işlemi şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.