YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10923
KARAR NO : 2022/13770
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlu şirketin, sair fesih nedenleri ile birlikte satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek 04/08/2021 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi’nce, satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olduğu belirtilerek şikayetin süreden reddine karar verildiği, kararın borçlu yanca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun yargılamaya hakim olan ilkeler bölümünde düzenlenen 33. maddesinde yer alan “Hakim, Türk hukukunu resen uygular” ilkesi gereğince hakim taraflarca ileri sürülen maddi vakıalar ile bağlı ise de, onların hukuki nitelendirmeleri ile bağlı değildir. Diğer bir ifade ile 04/06/1958 tarih ve 15/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği üzere, hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları re’sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir.
Bu nedenle, vekile satış ilanının tebliğ edilmediği ileri sürülmemiş ise de, ihalenin feshi davasında borçlu şirket tarafından maddi vakıa olarak açıkça satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinin ileri sürülmesi yeterlidir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddelerine göre; bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Bu durumda muhatabın o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmelidir. Şerh gereğinin yerine getirilmemesi ise tebligatı usulsüz kılar.
Borçlu vekili Av. …’ye gönderilen satış ilânının; ” daimi çalışan işçisine tebliğ edildi” açıklaması ile 27.05.2021 tarihinde …’a tebliğ edildiği, vekile yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığı araştırılarak tespit edilmediğinden tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüzdür (HGK’nun 30.01.2013 tarih ve 2012/6-644 E.- 2013/164 K. sayılı ilamı).
O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce, yukarıda açıklanan nedenlerle satış ilanı tebliği usulsüz olup borçlunun ihaleden daha önceden haberdar olduğuna dair bir bilgi de bulunmadığından, şikayetin sürede olduğunun kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi’nin 15.06.2022 tarih ve 2022/994 E. – 2022/1309 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Akyurt İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.11.2021 tarih ve 2021/27 E. – 2021/54 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.