Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11020 E. 2023/3426 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11020
KARAR NO : 2023/3426
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İnegöl 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar tarasındaki haczedilmezlik şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun (kısmen -vekalet ücreti yönünden) kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm kurulması yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden, davanın derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı tarafın hükmün sair yönlerine ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı/borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkiline gönderilen 103 örnek davet kağıdının 29.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun kabulüne, haline münasip mesken niteliğindeki 519 ada 441 parsel 2. kat 6 nolu bağımsız bölüm ve çiftçilik yaparak geçimini temin ettiğinden tarla vasfındaki 383 ve 384 parsel sayılı taşınmazlara konulan hacizlerin İİK’nın 82. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/alacaklı vekili isteminde özetle ; 103 davetiyesinin tebligatın 20.04.2021 tarihinde usule ve yasaya uygun şekilde borçluya tebliğ edildiğini, davacı tarafın tebliğe müteakip aynı mahkemenin 2021/137 Esas sayılı dosyası ile haczedilmezlik şikayetinde bulunduğunu, derdestlik sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 2021/137 Esas sayılı dosyası incelendiğinde tarafları ve konusunun bu dava ile aynı olduğu ve davanın görülmekte, derdest olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı bendine göre ”Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması” bir dava şartı olduğundan, mahkemece her aşamada re’sen araştırılan dava şartı noksanlığı, giderilebilir nitelikte değilse davanın usulden reddini gerektirdiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/borçlu vekili: söz konusu dava açıldıktan sonra taraflarına yeniden tebliğ edilen 103 davetiyesine karşı 27.05.2021 tarihinde iş bu davanın açıldığını, her iki davanın dayanağı olan 103 davetiyeleri farklı olduğundan derdestliğin söz konusu olmadığını, davaların birleştirilmesinin gerektiğini, bu sebeple davalı lehine yargılama gideri takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunmuştur
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 114/1-ı maddesinde de açıkça belirtildiği üzere; aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı niteliğinde olup, HMK’nın 115/1. maddesi uyarınca da bu hususun re’sen göz önüne alınması usulen zorunlu olduğu, davacı tarafça, daha önce dava konusu taşınmazlarla ilgili aynı takip dosyasından konulan aynı haciz işlemlerinden kaynaklı olarak, 103 davetiyesinin usulsüz tebliği ve haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğu, davanın İnegöl 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/137 Esas sayılı dosyasında görülmekte olup, halen derdest olduğu anlaşıldığını, dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen hususun re’sen nazara alınarak, davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön mevcut olmamakla birlikte; İlk Derece Mahkemesince, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; somut olayda, uyuşmazlık konusu kararın davacıya 2. kez gönderilen 103 davetiyesinin tebliğ edilmesi üzerine açıldığı, icra dosyasında davacı borçluya alacaklı tarafın talebi üzerine şikayet konusu davanın dayanağı olan 103 davet kağıdının tebliğ edildiği, buna göre davacının dava açılmasında kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun (kısmen-vekalet ücreti yönünden) kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm kurulması yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden, davanın derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı tarafın hükmün sair yönlerine ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; derdestlik söz konusu olabilmesi için her iki davanın da aynı nedenle, aynı 103 davetiyesine dayalı olarak açılması gerektiği, her iki davanın dayanağı olan 103 davetiyeleri farklı olduğu için derdestlikten söz konusu olamayacağını ileri sürerek kararın bozulması, şikayetin kabulü istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 16’ıncı, 82/1-12 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/borçlu vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.