Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11046 E. 2023/3401 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11046
KARAR NO : 2023/3401
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1441 E., 2022/1379 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1309 E., 2022/170 K.
BİRLEŞEN
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/480 E., 2020/499 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda borca ve imzaya itiraz ile şikayete ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl dava dosyasının kısmen kabul kısmen reddi ile takibin iptaline yönelik şikayetin reddine, imzaya itirazın kabulü ile takibin İİK’nın 170/3 maddesi uyarınca borçlular yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, birleşen dava dosyasında da davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin iptaline yönelik şikayetin reddine, imzaya itirazın kabulü ile takibin İİK’nın 170/3 maddesi uyarınca borçlular yönünden durdurulmasına, şartları oluşmadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Borçlular asıl dava dosyasında icra mahkemesine başvuru dilekçelerinde; … 9. İcra Müdürlüğünün 2018/10443 Esas sayılı takip dosyasında, hakkında takip yapılan murisleri …’ın takipten önce 03.03.2018 tarihinde vefat ettiğini, müşterek murislerinin vefatından sonra başlatılan takibin gerek murisin vefatından sonra başlatılan bir takip olması nedeniyle ve gerekse tebligatın usulsüz olması nedeniyle iptalinin gerektiğini, müşterek murisleri olan babaları aleyhine yapılan icra takibine konu bonodaki imzanın …’a ait olmadığını bonodaki imzaya itiraz ettiklerini, borca ve fer’ilerine de itiraz ettiklerini, takibe konu bononun gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını alacaklı ve ilişkili olduğu kişi veya kişilerce murisin hesabında bulunan yüklü miktardaki meblağın banka hesabından alınabilmesi için düzenlenen sahte bir bono olduğunu, öncelikle takibin iptali ile dosyadan alacaklı vekiline ödenen 203.820,01 TL nin İcra Müdürlüğü hesabına iadesinin ve borca, ferilerine ve imzaya olan itirazlarının dikkate alınarak senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ve alacağın %10’u kadar para cezasına hükmedilmesini talep etmişlerdir.

Borçlular birleşen dava dosyasında icra mahkemesine başvuru dilekçelerinde; murisleri … hakkında … İcra Müdürlüğünün 2018/10443 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bu takibe karşı mahkemenin 2019/455 Esas numarası ile dava açtıklarını, mahkemenin 29.04.2019 tarihli kararı ile ödeme emrinin iptaline, ödenen paranın İİK 361 madesi uyarınca geri alınmasına karar verildiğini, davalı tarafın kararı istinaf etmesi üzerine Gaziantep BAM 12. HD’nin 2019/2168 E. 2019/1995 K. sayılı ve 16.10.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığını, dosyanın 2019/1309 Esasına kaydediği ve halen derdest olduğunu, icra takibinin 13.04.2018 tarihinde murisin vefatından 45 gün sonra başlatıldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, icra dosyasından yapılan tebligatların (ödeme emri ve 103 davateyesine ilişkin) usulsüz olduğundan takibin iptali ile takip alacaklısına ödenen paranın icra dosyasına iadesi gerektiğini, takip dayanağı bonodaki imzanın müşterek murisleri …’a ait olmadığını, bu sebeple takibin durdurulması ve icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, bonodaki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, murisin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını imzaya, borca ve tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, borçlunun İban numarası bildirilen hesabından gelen 203.820,01 TL alacaklı vekilinin hesabına aktarıldığını, ancak borçlunun vefat ettiğinin anlaşıldığı 06.09.2018 tarihinten ikinci ödeme emri tarihi olan 01.07.2020 tarihine kadar alacaklı tarafça hiçbir işlem yapılmadığını, takibin mahkemece davalı tarafa süre verilene kadar mirasçılara yönlendirilmediğini, takip dayanağı bononun sahte olduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle iş bu dava dosyasının … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/1309 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, takibin iptali ile dosyadan alacaklı vekiline ödenen 203.820,01 TL’nin icra müdürlüğü hesabına iadesine ve davalı aleyhine tazminat ve para cezasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde;takibin bizzat alacaklı tarafından başlatıldığını, takip tarihinde borçlu muris …’ın vefat ettiğini bilmediklerini icra müdürlüğü tarafından da bilgilendirme yapılmadığını ve iddiaların yersiz olduğun ileri sürerek istemin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takibe konu senet üzerindeki imzaların murisin eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmış ve raporda imzaların murise ait olup olmadığı hususunda müspet veya menfi bir tespit yapılamadığının bildirilmesi ve alacaklı yanca da yeni bir rapor alınmasına dair talepte bulunulmaması üzerine asıl ve birleşen davalar yönünden takibin iptaline yönelik şikayetin reddi ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve şartları oluşmadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlular istinaf başvurusunda; mahkemece kısmen kabul edilen talepleri haricinde, reddolunan hükümler yönünden kararın yerinde olmadığını, mahkemeye sundukları delillerin dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; mahkemece, asıl dava ve birleşen dava dosyaları üzerinden ayrı ayrı verilen, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin iptaline yönelik şikayetin reddine ve davacıların imzaya itirazlarının kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2018/10443 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibin İİK’nın 170/3 maddesi uyarınca davacı borçlular yönünden durdurulmasına ve şartları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına yönelik kararın isabetli olduğu ve ayrıca davacıların tebliğden itibaren davayı süresinde açtığından usulsüz tebligat şikayetinin konusunun olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek, borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlular temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca, imzaya itiraz ile takibin iptaline dair şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

İİK md. 168, 169, 169/a,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.