YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11060
KARAR NO : 2023/3492
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/91 E., 2022/1116 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/12 E., 2021/146 K.
Taraflar arasındaki taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin kaldığı yerden devamına ve takipteki asıl alacak miktarının %20’si oranında alacak miktarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; borçlu aleyhine taşıt rehin sözleşmesine dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, örnek 8 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak ”alacaklı ile arasında imzalanan sözleşme gereği, 2020-2021 kampanya dönemi için grubun alacaklı şirketten almış olduğu nakdi avans karşılığı traktörünü rehin verdiğini, 2020 yılı pancar ödemelerinin alınan avanslar düşüldükten sonra yapılması ve takip konusu araç rehninin kaldırılması gerekirken, alacaklı şirket ödemeleri yapmadığı gibi alacak hakkı bitmesine rağmen takip başlatıldığını” belirterek borca, tüm fer’ilerine, rehin hakkına itiraz ettiği, borçlunun itirazının haksız olduğunu belirterek, davalının itirazının kaldırılmasına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; eşi ve çocuklarının pancar çiftçisi olup alacaklı şirket ile aralarında pancar üretim sözleşmesi bulunduğunu, eşinin ve diğer çiftçilerin davacı alacaklıdan almak istediği avanslara karşılık olarak traktörü üzerine davacı alacaklı lehine rehin tesis ettirdiğini, fakat davacıdan avans alamadığı gibi vermiş oldukları ürünlerin parasını dahi tahsil edemediklerini, alacaklı tarafından kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, alacaklı tarafın belge olarak sadece araç rehin sözleşmesini sunduğunu, rehin sözleşmelerinin tek başına İİK 68. maddesi anlamında belge olmadığını, rehin konusu ve alacak miktarının belirgin olması gerektiğini, rehin akdinde teminat olarak alınan alacak belirlenebilir özellikte değil ise rehin akdinde ki temel unsurlardan birinin bulunmaması sebebiyle akdin geçersizliğinin söz konusu olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takip dayanağının Elbistan 2. Noterliğinin 20.03.2020 tarihli Rehin Sözleşmesi ve eklerinin olduğu ve bu sözleşmenin İİK’nın 147. maddesi göndermesiyle aynı Kanun’un 68/1. maddesinde yer alan belgelerden olduğu gibi borçlunun bu sözleşme içeriğinde borçlunun vadeli satış nedeniyle 300.000,00 borcunun olduğunu kabul ettiği ve alacaklının bunun ile rehin hakkını ve alacağını ıspatlanmış olduğu, borçlunun aksini anılan nitelikteki belgelerle ıspat etmesi gerektiği, borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazda rehin hakkına açıkça itirazının da söz konusu olmadığı, bu halde anılan nitelikte belge sunamayan borçlunun itirazında haksız olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin kaldığı yerden devamına ve takipteki asıl alacak miktarının %’20’si oranında alacak miktarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvuru dilekçesinde; eşi ve çocuklarının pancar çiftçisi olup davalı-alacaklı şirket ile aralarında pancar üretim sözleşmesi bulunduğunu,eşinin ve diğer çiftçilerin davacıdan almak istediği avanslara karşılık olarak traktörü üzerine davacı lehine rehin tesis ettirdiğini, fakat davacıdan avans alamadığı gibi vermiş oldukları ürünlerin parasını dahi tahsil edemediklerini, kötüniyetli olarak takip başlatıldığını, alacaklı tarafın belge olarak sadece araç rehin sözleşmesini sunduğunu, rehin sözleşmelerinin tek başına 68 anlamında belge olmadığını, rehin konusu ve alacak miktarının belirgin olmadı gerektiğini, rehin akdinde teminat olarak alınan alacak belirlenebilir özellikte değil ise rehin akdinde ki temel unsurlardan birinin bulunmaması sebebiyle akdin geçersizliğinin söz konusu olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeler tekrar edilerek borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 147/1. maddesi, 68. maddesi, Yargıtay 12. HD’nin 19.04.2018 tarihli, 2016/30394 E, 2018/3406 K. sayılı içtihadı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.