Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11064 E. 2023/3495 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11064
KARAR NO : 2023/3495
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1301 E., 2022/1431 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/182 E., 2022/101 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde takibin ve icra emrinin iptali istemli şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacı borçluya gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2020/209 Esas sayılı dosyasında alacaklı bankanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibini başlatıldığını, alacaklı bankanın elinde ilam veya ilam niteliğinde bir belge bulunmadığını, ipotek akit tablosunun para borcu içermediğini, borçtan şahsen sorumlu olmayıp ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi olduğunu, bu nedenle kendisine ihtarname tebliğinin zorunlu olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcunun ikrarını içerdiğini, davacı borçlu şirketin borçlarının muaccel hale geldiği, davacı borçlu şirkette takip öncesi İhtarname keşide edilerek gönderildiğini belirterek davanın reddi ile kötü niyetli olarak açılan dava nedeniyle davaya/şikayete konu icra takip dosyasının takip çıkışının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini ayrıca 07.02.2022 havale tarihli dilekçesinde şikayete konu icra dosyasının düştüğünü şikayetin konusuz kaldığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; İİK150/ı maddesi uyarınca üst sınır ipoteğinin paraya çevrilmesi için ilamlı takip yapacak bankanın takipten evvel borçlulara ve taşınmaz malikine ihtarname tebliğ etmek zorunda olduğu, bu hususun ilamlı takibin yasal şartı ve kamu düzeninde olup resen gözetilmesi gerektiği, ihtarname tebliğ edilmeyen borçlunun Uyap’a ihtarname tebliğinden sonra eklenmesinin takip talebinde gösterilen taraflar değiştirilemeyeceğinden hiçbir hükmü olmadığı, somut olayda takibe ihtarname tanzim tarihinden önce başlandığına göre yasal şart yerine getirilmeden ilamlı takibe başlanmasının doğru olmadığı, ancak bu halde aynı takip üzerinden ilamsız takibe ilişkin ödeme emri gönderilebileceğinden yalnız icra emri iptal edilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı borçluya gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; İcra Müdürlüğünce şikayetçinin borçlu taraf olarak eklenmediğini Divanso Mobilya yönünden ihtarnamenin dosyaya sunulmasından sonra borçlu olarak ekleneceği belirtildiğini, şikayetçin ipoteği devir aldığının tespit edilmesi üzerine 09.01.2020 tarihinde Şanlıurfa 1. Noterliğinden 00529 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 12.01.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu ihtarnamede ödeme yapmaları için 1 günlük süre verildiğini, bunun üzerine, 15.01.2020 tarihinde şikayetçi şirketin icra takibine taraf olarak eklendiğini, şikayetçi şirketin borçlarının muaccel hale geldiğini ve şirkete takip başlatılmadan önce ihtarname gönderildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi ipotek borçlularına, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerektiği, bu husus kamu düzeninden ve takip şartı olup, İİK’nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbidir ve mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, alacaklı banka tarafından, İİK’nın 150/ı maddesi uyarınca kredi alacağına ve limit ipoteğine dayalı olarak kredi borçlusu ve aynı zamanda ipotek veren şikayetçi borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatılmış olup, icra mahkemesince yöntemine uygun hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği gerekçesi ile icra emrinin iptaline karar verilmiş olması niteliği itibariyle o tarihte takip şartının bulunmadığı sonucunu da içermekte olduğundan, bu durumda aynı takipte borçluya yeniden icra emri gönderilemeyeceği, ilk derece mahkemesinin şikâyetinin kabulü ile davacı borçluya gönderilen icra emrinin iptaline ilişkin kararı usûl ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, takip anı itibariyle mecburi takip arkadaşı olan davacının takipte yer almadığı gibi bu kişiye de kat ihtarı tebligatının çıkarılmadığı, sonradan çıkarılan tebligattan itibaren de davacıya karşı 8 günlük itiraz süresi beklenmeden takibin yapıldığı nazara alındığında, kararın doğru, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde icra emrinin ve takibin iptali istemine ilişkin şikayet niteliğindedir.

2. İlgili Hukuk
İK’nın 150/ı ve TMK’nın 875 ve 887. maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.