Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11095 E. 2023/220 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11095
KARAR NO : 2023/220
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibinde borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borca itiraz davasının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; takibe konu 100.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak takip tarihinden önce 95.000,00 TL ödeme yapıldığını beyan ederek takibin 95.000,00 TL’lik kısmının iptali ile davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı şirket vekili cevap dilekçesinde; borçlu şirketin müvekkiline yaptığı 95.000,00 TL ödemenin borçlunun cari ilişkiden doğan ve muaccel olan fatura alacaklarına mahsup edildiğini, müvekkili şirketin banka makbuzundaki ödemeye ilişkin açıklamayı fark etmeyerek fatura alacaklarından ödemeleri düşüp takip başlattığını, davacının halen cari ilişkiden dolayı borcunun olduğunu, ödeme yapıldığının müvekkiline bildirilmediğini, kötü niyetle takip başlatılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece aldırılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli 17.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ile davacı borçlular vekili tarafından takip tarihi olan 04.08.2015 tarihinden önce davalı alacaklıya 04.03.2015 tarihinde 35.000,00 TL, 20.03.2015 tarihinde 45.000,00 TL, 13.03.2015 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, yapılmış olan ödemelerin takip konusu çeke mahsuben yapılmış olduğunun açıkça belirtildiği, davalının takip tarihi itibariyle 5.000,00 TL asıl alacak ve 829,93 TL işlemiş faiz bedeli alacağının bulunduğu ve davalı tarafından yapılan ödemelerin muhtelif tarihlerde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile … … 25. İcra Müdürlüğünün 2015/15038 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu yönünden takibin 95.000,00 TL asıl alacak, davalı vekilinin duruşmada takip açıldıktan sonra 5.000,00 TL’nin ödendiğinin beyan edilmesi karşısından takibin 5.000,00 TL’lik asıl alacak ile 3.801,58 TL işlemiş faiz alacağı yönünden durdurulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibin durdurulmasına karar verilen asıl alacak miktarı olan 95.000,00 TL üzerinden %20 tazminatın davalı alacaklıdan alınarak davacı borçluya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dosya kapsamındaki önceki beyanların tekrarı ile birlikte, davacı borçlu tarafın çok fazla cari hesap borcu olması nedeniyle yapılan ödemenin cari hesaptan mahsup edildiği, ödemenin müvekkiline bildirilmediği, müvekkilinin günün her an her saati banka hesabını denetlemesinin hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığı, bu nedenle ödemenin takipten sonra yerine getirildiğinin kabulü gerektiği, cari ilişkiden kaynaklanan alacaklarının olduğuna dair Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararla, davacı tarafın borçlu olduğunun ortada olduğunu bu nedenle müvekkilinin kötü niyetli olarak takip başlattığının kabul edilemeyeceği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen banka dekontlarında, takip konusu çekin seri nosu açıkça yazılarak çeke ilişkin olarak ödeme yapıldığının açıkça belirtildiği, yapılan ödemeler davacı tarafça davalı alacaklıya bildirilmemiş ise de, alacaklının banka hesabı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafça çeke ilişkin olarak yatırılan söz konusu paraların, takip tarihinden önce davalı alacaklı tarafından kullanıldığının tespit edilmesi karşısında, davalının yapılan ödemeden haberdar olmadığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle İİK’nın 169/a-5 maddesi gereğince, davacılar yönünden 95.000,00 TL asıl alacak ile 3.801,58 TL işlemiş faizi yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, kamu düzenine ilişkin olan taleple bağlılık ilkesini düzenleyen HMK’nun 26. maddesine aykırı olacak şekilde, dava konusu olmayan takipten sonra icra dosyasına yapılan 5.000,00TL ödeme yönünden de takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz görülmüş olup, davalı alacaklı, dekontlardaki açıklamanın fark edilmediğini, davacı borçlu şirketin cari ilişkiden kaynaklanan muaccel olan borcunun olması nedeniyle, yapılan ödemenin cari alacaklarından mahsup edildiğini, takibi başlatmakta haklı olunduğunu ileri sürmüş ise de, banka dekontlarında açıkça çeke ilişkin olarak ödeme yapıldığının belirtildiği, alacaklının kötü niyetle olmasa dahi en azından takip başlatmakta ağır kusurlu olması nedeniyle, mahkemece davalı aleyhine 95.000,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında tazminata karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı alacaklının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının Kaldırılmasına, davacıların borca itirazının Kabulüne, takibe dayanak icra dosyasında 95.000,00 TL asıl alacak ile 3.801,58 TL işlemiş faiz alacağı yönünden takibin davacılar yönünden Durdurulmasına, 95.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür ve borçlu tarafın şikayetinde davacı borçlu şirket yönünden hüküm kurulmasının talep edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında da davacı borçlu şirket yönünden hüküm kurulduğu belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararında ‘’ tüm borçlular yönünden ‘’ hüküm kurulmasının hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine yönelik ilamsız takipte borca ve fer’ilerine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2.6102 sayılı TTK md.818/1(g) bendi,
3. 6100 sayılı HMK md.26,
4., İİK md.169/a , İİK md.169
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.