Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11165 E. 2023/3662 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11165
KARAR NO : 2023/3662
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun süresi içinde imza itirazında bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, koşulları oluşmadığından tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ise de kamu düzeni nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve borçlu aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, asıl alacağın % 10’u olan 13.000,00 TL para cezasının alacaklıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun’un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, …, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. Ancak aval verenin adresi düzenleme yeri sayılamaz. Aval verenin adresinin senette yazılı olması bu eksikliği gidermez.
Öte yandan, keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımayan bu belgeye dayanarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.
Somut olayda, takibin dayanağı olan senedin düzenleme yeri içermediği, düzenleyenin adının yanında yalnızca “…., Mah. …., Cad. 2036 Sk. D:12” şeklinde ibareler yer aldığı ancak herhangi bir idari birimin bulunmadığı anlaşılmış olup aval verenin adresi de düzenleme yeri sayılamayacağından bu haliyle dayanak senet kambiyo senedi vasfında değildir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK’nın 170/a-2. maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek takip dayanağı bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı gerekçesiyle takibin durdurulması isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatına aleyhe bozma yasağı nedeni ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak iptal kararının yasal dayanağının İİK’nın 170/a maddesi olması gerektiğinden ve bu maddede para cezası öngörülmediğinden alacaklı aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 27.06.2022 tarih ve 2022/1050 E. – 2022/1729 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin A-1 nolu bendinin 4. paragrafında yer alan “İİK’nın 170/4 maddesi uyarınca takibe konu asıl alacak 130.000,00 TL olduğundan % 10’u olan 13.000,00 TL para cezasının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına” kısmının silinerek karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2.maddeleri uyarınca ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
24.05.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.