YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11175
KARAR NO : 2023/3277
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1036 E., 2022/1833 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/331 E., 2021/184 K.
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı üçüncü kişi ve davalı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı dava dilekçesinde; hacze konu davalı borçluya ait çelik kütüklerin davalı 3. kişi şirket zilyetliğinde iken haczedildiğini, davalı borçlu şirketin mal varlıklarını korumaya yönelik birçok muvazaalı işlem gerçekleştirdiğini;akrabaları hatta eski ortağı eli ile kurulan paravan şirketler üzerinden faaliyetlerine devam etmeye çalıştığını, davalı borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; haczin müvekkilinin ticaret sicil adresinde yapıldığını, hacze konu menkullerin davadışı firmadan satın alındığını ve ödemelerinin yapıldığını, borçlu ile müvekkili arasında muvazaalı işlemler yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı borçlular … ve Sıdık Kabaçam vekili, borca da takibe de itiraz ettiklerini, müvekkillerine ait olduğu iddiası ile haciz yapıldığını, kendileri hakkında husumetten red kararı verilmesi gerektiğini, husumet itirazlarını kabul edilmemesi halinde devanın esastan reddini istemiştir.
3. Davalı borçlu …, kendisinin taraf sıfatı olmadığını, borçlu şirketin hakim ortağı olmadığını, iki şirket arasında muvazaalı işlemler yapıldığı ve organik bağ olduğunu iddiasında bulunulmasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istihkak iddiasına konu edilen menkul haczi düştüğünden davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı üçüncü kişi ve davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı üçüncü kişi vekili, müvekkili lehine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesini istemiştir.
2.Davalı borçlu … vekili, kendisi hakkkında taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Davacı vekili, istihkak davasının açılması ile satış talebinde bulunma süresi duracağından kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK madde 97/8 gereğince haczedilen mal hakkında, süresi içinde istihkak davası açılması halinde satış isteme süresi işlemeyeceğinden dava konusu haczin geçerli olduğu, işin esasına ilişkin karar verilmesi gerektiği anlaşıldığı, borçlu şirketin haciz adresinde 05.08.2015 tarihinde ‘Hadde İşletmesi’ şubesi açtığı, iş bu şubenin 19.12.2016 tarihinde kapatıldığı, 3. Kişi şirketin 08.12.2016 tarihinde haciz adresine ‘Hadde İşletmesi Şubesi’ açtığı nazara alındığında kısa bir süre borçlu ve 3. Kişi şirketin aynı adreste faaliyet gösterdikleri, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra borçlu … tarafından kurulduğu, yönetim kurulu başkanının … olduğu, anılan şahıs borçlu şirketin de ortağı için borç doğumundan sonra borçlu şirketteki hissesini kardeşine devrettiği, borçlu şirketteki temsil yetkisinin de 19.10.2016 tarihli kararla sona erdiği, hacze konu mahcuzların yine borç doğumundan sonra borçlu şirketten fatura karşılığı satın alındığı, 04.05.2018 tarihli araştırma tutanağı içeriğine göre, borçlu şirketin ticari sicil adresinin faal olmadığı, uzun zamandır kullanılmadığının tespit edilmiş olduğu, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde olup, diğer takip borçlularının eldeki davada pasif dava ehliyetleri bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı alacaklı vekili katılma yoluyla, davada verilecek karar sonucunda maddi menfaatleri ve yasal hakları etkilenecek borçluların bu dava da taraf olarak gösterilmesi gerektiğinden usulden red kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir
2.Davalı üçüncü kişi vekili, haczedilen malların borçlu şirketten satın alınmadığını, dava dışı ….., Anonim Şirketinden fatura karşılığında satın alındığını, bedeli ödendiğini, bilirkişi raporu alınmadığını, düşük hisseye sahip bir ortak gerekçe gösterilerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dava ve haciz konusu dışında kalan diğer malların bedeli, fatura karşılığında davalı borçlu şirkete ödenmiş ve halen daha ödenmeye devam edildiğini bu durumunda borçlu ile aralarında muvazaalı işlem yapılmadığının göstergesi olduğunu, muvazaa iddiasının bu aşamada araştırılmasının hukuken imkan ve gerek bulunmadığını, mahcuz malların satışları usulüne uygun şekilde davacı tarafından süresinde talep edilmediğinden bahsi geçen kanun maddesinin eldeki davada uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99 uncu maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davalı üçüncü Kişinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu mahcuzların borçlu şirketten alınmayıp davadışı şirketten satın alındığına dair fatura ve ödeme belgelerini içerir dosya kapsamında delil bulunduğu görülmüş ise de, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığı anlaşıldığından davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığına göre usul ve kanuna uygun olup davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davacı alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İstihkak davaları kural olarak haciz hangi borçlu için yapılmış ise, husumet o borçluya yöneltilir. Eldeki davada haciz tutanağından, haczin borçlu …A.Ş için icra edildiği bu nedenle diğer borçlular yönünden husumetten red kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun,istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından borçlu … … A.Ş’ye 103 davet kağıdı tebliğ edilerek haberdar edildiğinden anılan borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenmiş olduğundan dava konusu haciz tutanağında ismi geçen borçlu açısında da husumet yokluğundan red kararı verilmesi isabetli olmuştur. Bu nedenle, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 54.818,77 TL onama harcı için peşin alınan 13.704,70 TL harcın mahsubu ile kalan 41.114,07 TL harcın temyiz eden davalı 3. kişi OSP Demir Çelik San. Ve Tic A.Ş.’den tahsiline,
Alınması gereken 179,90 TL onama harcı için peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 99,20 TL harcın temyiz eden davacı alacaklı … A.Ş.’den tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.