YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11202
KARAR NO : 2023/3462
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1162 E., 2022/763 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/203 E., 2021/521 K.
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirket adresinde 10.01.2018 tarihinde tatbik edilen hacizlerde; mülkiyeti müvekkili şirketine ait muhtelif malların haczedildiğini;ileri sürerek davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; haczin borçlu şirketin adresinde yapıldığını, borçlu şirketten devir yapıldığının kabul edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin, haciz yapılan adreste faaliyet gösterdiğine dair resmi bir evrakın bulunmadığı, borçlu Kompedan şirketinin isim değişikliği yoluna giderek faaliyetine devam ettiği, haciz esnasında, kendisini işyerinin müdürü olarak tanıtan…’in, “Daha önce burası …a aitti, el değiştirdi, buradaki ürünler mahcuzlar …a aittir, mahcuzlarla birlikte Lola devretti”şeklinde beyanda bulunduğu, borçlu ile üçüncü kişi şirketin aynı iş kolunda ticari faaliyette bulunduğu, borçlu şirket tarafından mağazaların muvaazalı olarak devredildiği, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2016 yılında kurulduğunu, çeşitli il ve ilçelerde mağazalar açtıklarını, haczin yapıldığı mağazada 01.11.2016 tarihinde faaliyete başlanıldığını, Lola isimli bir şirket bulunmadığını, haciz mahallinde bulunan mağaza müdürünün müvekilinin sigortalı çalışanı olduğunu, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olan mülkiyet karinesinin davacı üçüncü kişi tarafından ispat edilemediği, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla dava konusu malların, üçüncü kişi olan müvekkilin elindeyken haczedilmiş olduğundan, borçluya ait olduğunu ispat yükünün, davalı alacaklı üzerinde olduğunu, haciz tutanağında yer alan malların ambalajlarında, söz konusu malların …a ait olduğunu gösteren bir ibare bulunmadığını, hukukçu bilirkişiden alınan raporun hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.