Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11604 E. 2023/3008 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11604
KARAR NO : 2023/3008
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/596 E., 2021/620 K.

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili; 04.09.2018 tarihinde müvekkilin deposunda haciz işlemi yapıldığını, haciz mahallinde borçlu şirkete ait her hangi bir evrak ya da kayıt olmadığını, kiralanan menkullerin kiracısı konumunda olan bir şirket tarafından kendi logo ve amblemlerini yerleştirerek mal alım satımı yapması ve hizmet sunmasının normal olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlemler yapıldığını, haciz mahallinde borçlu adına yazılar ve etiketler görüldüğünü, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı borçlu, hacze konu menkulleri kendisinin üçüncü kişi şirketten 1.8.2018 de kiraladığını, ticari hayatta birçok firmanın yaptığı gibi kiraladığı mala kendi logosunu yapıştırarak kullandığını, menkullerin kendilerine ait olmadığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz sırasında haciz mahallinde bulunan konteynırlarda yazılı olan … isminin silinmiş, bazılarının üzerinin bantla kapatılmış, kimisinin ise boyanmış olduğunun tespit edildiği, iş güvenliği panosundaki bilgilendirme yazılarının bir kısmının kapatıldığı, bir kısmında ….. Zemin yazısı olduğunun belirlendiği, haczedilen makinelerin bir kısmı üzerinde Terra Zemin yazıları olduğunun görüldüğü, üçüncü kişi şirketin 07.08.2018 tarihinde başka bir dosyadan uygulanan muhafaza işleminden sonra 04.09.2018 tarihli hacizden önce 10.08.2018 tarihinde kurulduğu, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, haczedilen menkullerin müvekkiline ait faturalı ve kayıtlı mallar olduğunu, müvekkilinin aktif ticari hayatı bulunan bir şirket olduğunu, mahkemenin hükme esas almış olduğu bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından yapılan incelemeler ve mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ek bilirkişi raporu alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, menkullerin üzerinde üçüncü kişinin isminin yer aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz adresinin davacı 3. kişi şirket ile davalı borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olmadığı, haciz mahallinde bulunan konteyner ve bazı menkullerin üzerinde borçlu şirket unvanın yazılı olduğu, davaya konu haciz sırasında hazır bulunan çalışan Zülfikar Aslanca’nın, aynı adreste … 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11767 Esas sayılı takip dosyası ile yapılan 08.09.2018 tarihli haciz sırasında “…borçlu adresi burasıdır…” şeklinde; 06.08.2018 tarihli haciz sırasında da “…burası Terra … Ür. Merk. San. Ve Tic. AŞ.’nin deposudur…” şeklinde beyanda bulunduğu, bilirkişi raporunda davacı 3. kişi tarafından satın alındığı ileri sürülen hacizli menkullere yönelik ödemenin yapılmadığının belirtildiği, davalı borçlu şirket ile davacı/3.kişi şirketin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettikleri, davalı/borçlu şirket lehine olan yasal mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü kanıtlarla kanıtlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla ek bilirkişi raporu alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, borçlu firmanın menkullerin kendilerine ait olmadığı ve envanterlerinde bulunmadığı şeklindeki beyanlarının dikkate alınmadığını, borçlunu defterlerinin incelenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, menkullerin üzerinde borçlu firmanın isminin yazılı olmadığını, Terra zemin firmasının faaliyet alanının farklı olduğunu, keşif yapılmaksızın karar verildiğini, haciz mahallinin müvekkilinin depo adresi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
A.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri

B. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddenin 1 inci bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Bölge Adliye Mahkemesince 02.09.2022 tarihli ek karar ile temyiz karar harcı, temyiz yoluna başvurma harcı ve posta masrafını tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde yatırması, aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair çıkarılan muhtıranın, 04.08.2022 tarihinde davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak temyiz başvurusunda bulunan davacının muhtıra şartlarını yerine getirilmediği gerekçesi ile davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde,tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ” hükmü yer almaktadır. Tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1 inci maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30. ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Ancak, Kanun’un 21/1. maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde,tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.

Somut olayda, borçlu şirkete çıkartılan tebligatın “Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle …’ten sorulmuş muhatabın kapalı olduğu sözlü beyan edilip imzadan imtina edilmiştir. Tebligat Mahalle muhtarına imza mukabili teslim edilmiş olup, 2 no’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ancak, haber bırakılan kişinin kim olduğu açıkça belirtilmediğinden tebligatın bu hali ile TK’nın 21. maddesine aykırı olarak tebliğ edilmekle usulsüz olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, ek karara yönelik temyiz isteğinin kabulüne ve yerel mahkemenin 02.09.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak hükmün esas yönünden incelenmesine karar verilmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.