Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11646 E. 2023/3727 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11646
KARAR NO : 2023/3727
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Usulden/Esastan Ret
TEMYİZ EDENLER : Davalı/Alacaklı, Davacı/Borçlu
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilhisar İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/24 E., 2021/29 K.

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu taşınmazın 205.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına, bu bedelin şikayetçi borçluya haline münasip bir ev alması için verilmesine, satıştan arta kalan miktarın hak sahiplerine ödenmesine, fazlaya dair talebin ise reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu ve alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf kanun yoluna başvuru talebinin süre yönünden usulden reddine, borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; adına Kayseri ….., Kılcan Mah. 688 ada 1 Parsel 1. Blok 2. Kat 11 Nolu Bağımsız bölümde kayıtlı haline münasip tek ev üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; dava konusu olan evin haline münasip bir ev olmadığını, taşınmazın kaydı üzerinde ipotek vs. şerhlerin bulunması durumunda meskeniyet iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu taşınmazın değerini 280.000,00 TL Yeşilhisar ilçe sınırları içerisinde sosyal ve aile yapısına uygun alabileceği ev değerini 205.000,00 TL olarak belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu taşınmazın 205.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına, bu bedelin şikayetçi borçluya haline münasip bir ev alması için verilmesine, satıştan arta kalan miktarın hak sahiplerine ödenmesine, fazlaya dair talebin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; evinin Yeşilhisar’da hiç evi olmayan dar gelirliler için hazırlanmış TOKİ Konutlarında bulunan bir apartman dairesi olduğunu ve müvekkilinin hiçbir gelirinin bulunmadığını, evin satılması halinde barınabileceği hiçbir yerin olmadığını, müvekkilinin 205.000,00 TL’ye benzer bir evi satın alabilmesinin mümkün olmadığını, bilimsel ve ekonomik bir veriye dayanmayan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararı kabul etmediklerini, evin TOKİ konutlarında bulunması ve dar gelirli vatandaşların ev edinmelerini sağlamak için yapıldığının mahkemece dikkate alınmadığını, konutun lüks sayılabilecek bir konut olmadığını bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; bilirkişinin haline münasip mütevazi şartlarda alınabilecek bir daire fiyatının tapu harç ve masrafları ile birlikte en az 205.000,00 TL olabileceği değerlendirmesine katılmadıklarını, ayrıca dava konusu konutun değerinin 280.000,00 TL olduğuna ilişkin değerlendirmeye de katılmadıklarını, dava konusu taşınmaz ile aynı nitelikteki bir konutun ilandaki fiyatının 300.000,00 TL olduğunu, konutun kıymet takdir bedelinin daha yüksek olması gerekirken daha düşük belirlendiğini ve haline münasip bir evi daha düşük bir bedelle alabilme imkanı varken daha yüksek bir bedelin şikayetçiye ayrılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, kusuru olmaksızın davacı tarafın açmış olduğu şikayet sebebi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda aleyhine karar verilmesinin iyiniyet ilkesine ve İİK’ya aykırı olduğunu, bu nedenle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklının istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince 15.09.2021 tarihinde davalı alacaklı tarafın yüzüne karşı tefhimle hüküm kurulduğu, davalı alacaklı tarafından tefhimden itibaren 10 günlük süreden sonra 21.10.2021 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, borçlunun istinaf başvurusunun incelenmesinde, her ne kadar borçlu tarafından bilirkişi raporuna HMK’nın 281. maddesi gereğince yasal süre içerisinde itiraz edilmişse de, bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde Yargıtay uygulamaları gereğince borçlunun sosyo ekonomik durum araştırması da nazara alınarak mütevazi semt araştırmasının yapıldığı ve haline münasip evin değerinin usulünce belirlendiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf kanun yoluna başvuru talebinin süre yönünden usulden reddine, borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek ek olarak da yerel mahkemenin kısa karar da ”….davacı ve davalının yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde…” şeklinde karar verdiğini, gerekçeli kararı tebliğ edildikten sonra süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, usulden ret kararı verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; İİK’nın 82/12 maddesine dayalı meskeniyet şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 16, 82/1-12. maddeleri

3. Değerlendirme
1-Şikayet edilen alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar istinaf başvurusunun yasal süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.

2-Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1-Şikayet edilen alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),

2-Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden borçludan tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.