Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11670 E. 2023/3814 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11670
KARAR NO : 2023/3814
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1091 E., 2022/1460 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ahlat İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/9 E., 2022/1 K.

Taraflar arasındaki imzaya itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatı ve para cezasına karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu itiraz dilekçesinde, dayanak bono üzerindeki imzaların borçlu şirket yetkilisi …’e ait olmadığını beyanla takibin tedbiren durdurulmasına ve iptaline ayrıca asıl alacağın %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senet aslının imza tetkiki için ATK’ya gönderildiği, araştırma neticesinde senet üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığı kanaatinin rapor edildiği, imzaya itirazının haklı olduğu, borçlunun keşideci alacaklının ise lehtar olduğu, senet üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığının, alacaklı tarafından bilinmesi/bilinebilecek durumda olması yani alacaklının ağır kusurlu olması durumunun mevcut olduğu gerekçesi ile imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz davalı alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekilince, ispat yükünün borçluda olduğu, rapora itiraz edildiği, yeniden rapor aldırılmadan ve itirazı değerlendirilmeden karar verildiği, imza borçluya ait çıkmamış gibi karar verildiği raporda imzanın borçluya ait olduğunun ispat edildiği, aleyhine fahiş oranda kötü niyet tazminatına karar verildiği iddiaları ile kararın kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya ait olduğu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda takip dayanağı senetler üzerindeki imzaların kuvvetle muhtemel …’in eli ürünü olduğu yazıların ise davacıya ait olmadığının açıklandığının görüldüğü, itiraza konu imzanın borçlu şirket temsilcisinin eli ürünü olup olmadığı kesin olarak tespit edilememiş olup ispat yükü üzerinde olan davalının bilirkişi raporuna ilişkin 17.12.2021 tarihli dilekçesinde yeniden rapor alınmasına yönelik talebi bulunmadığı bu durumda bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı takip alacaklısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekilince, rapora itiraz ettiğine göre yeniden rapor alınmasının bu itirazın tabii sonucu olduğu iddiası ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 170 ve devamı maddesi

3. Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesinde; davanın esasıyla ilgili olarak, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, imzaya itiraz incelemesi yönünden alınan 15.11.2021 tarihli Adli Tıp Raporunda ‘imzaların kuvvetle muhtemel …’in eli ürünü olduğu’nun bildirildiği, bu hali ile raporun imzanın aidiyeti hususunda kesin kanaat içermediği, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince raporda imzanın borçluya ait olmadığı kanaatinin bildirildiği gerekçesi ile sonuca gidildiği ve alacaklı aleyhine inkar tazminatı ve para cezasına hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bu yönden İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi değiştirilerek kesin kanaat içermeyen rapordaki belirsizliğin borçlu lehine değerlendirileceğinin açıklandığı anlaşılmıştır.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde hata edildiği tespit edildiği takdirde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi gereğince, istinaf isteminin kabulü ile gerekçenin düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiği halde istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.