Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11718 E. 2023/3802 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11718
KARAR NO : 2023/3802
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1268 E., 2022/1478 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/158 E., 2022/139 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda imzaya ve borca itiraza ilişkin uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davalar yönünden itirazların reddi ile koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlular ile alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Asıl dava yönünden muteriz borçlular itiraz dilekçelerinde; murisleri hakkında başlatılan icra takibinde takibe konu senet altındaki imzanın murislerinin eli ürünü olmadığını senette tahrifat yapıldığını belirterek davanın kabulü ile takibin iptalini talep etmişlerdir.

Birleşen dava yönünden muteriz borçlular itiraz dilekçelerinde; senedin bedel kısmında TL ibaresinin üstünün çizilerek alman markı yazıldığını, yazı ile yazılan kısımda da çizgi çekildikten sonra alman markı ibaresinin yazıldığından senette tahrifat yapıldığının açık olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; birleşen dava yönünden davacıların tahrifat iddiasının yerinde olmadığını, senedin zorunlu unsurlarının mevcut olduğunu, TTK 680. madde hükümlerine göre açık senet verilebileceğini bu nedenle davacıların borca itirazlarının reddine karar verilmesini, asıl dava yönünden ise takip konusu senetteki imzanın muris …’e ait olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, bu nedenle açılan imzaya itiraz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hem asıl hem de birleşen dava da tahrifat ve imza itirazı yönünden bilirkişi raporu alınmış ve birleşen dava yönünden tahrifat yönünden alınan raporda tahrifat olmadığının belirtilmesi, asıl dava da alınan bilirkişi raporunda da imzanın murisin eli ürünü olduğunun bildirilmesi karşısında asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine, koşulları oluşmadığından tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular ile alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlular istinaf dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Alacaklı istinaf dilekçesinde; tedbir kararının kaldırılması gerektiği ve lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava dosyasında imzaya itiraz yönünden, birleşen dava dosyasında ise tahrifat iddiası yönünden ayrı ayrı rapor aldırtıldığını, imzaya itiraz yönünden düzenlenen raporda imzanın davacıların murisi olan …’in eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, tahrifat iddiası yönünden alınan raporda ise takibe dayanak bonoda tahrifat yapıldığını gösterir herhangi bir bulguya rastlanılmadığının belirtildiğini, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle bu raporlar gözetilerek ilk derece mahkemesince davacıların imzaya itirazının reddine karar verilmesinde ve yine borca itirazlarını ispatlayamadıkları için borca itirazlarının da reddine karar verilmesinde, ayrıca davacıların borçlunun mirasçıları olması ve kötü niyetli oldukları ispat edilemediğinden aleyhlerine tazminata ve para cezasına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığını, alacaklı yanca tedbir kararının kaldırılması gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de mahkemece tedbirin devamına dair karar verilmediğinden ara kararla konulan tedbirin kalktığının açık olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlular temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 168., 169.,170.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.