Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11723 E. 2023/2169 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11723
KARAR NO : 2023/2169
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi; mahcuzların kendisine ait olduğunu, haciz mahallinde bulunan davadışı … şirketine kiraladığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun ticari faaliyetlerini haciz adresinde sürdürdüğünü, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağ olmadığı, taraflar arasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı bir işlem bulunmadığı, mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi yararına olduğu, bu karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, haczedilen menkullerin faturalardaki menkullerle aynı olup olmadığının belirlenmediği, haciz tutanağı içeriğinden borçlu ile davacının tanışık olduğunun anlaşıldığı, faturaların kesin hükme esas teşkil etmeyeeğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahcuzlardan kanal kazıcı yönünden ibraz edilen tescil belgesi, mülkiyetin davacıya ait olduğunun açık kanıt olduğu, diğer mahcuz forkliftler yönünden ise davacının fatura ve kira sözleşmesi sunduğu, davadışı … firması ile yaptığı kira sözleşmesinin haciz tarihinden çok önce olduğu, bu tip … makinelerinin çoğunun kiralama yoluyla edinildiğinin bilindiği, davacı yanın ibraz ettiği belgeler ve faaliyet adresi itibariyle mülkiyet karinesinin davacı 3. şahıs lehine olduğu, karinenin aksinin ispatına yarar bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, istinaf dileksesini tekrarla bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, menkullerin ayırtedici özelliği olup olmadığı hususlarına dikkat edilmediğini, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97 ve 99 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; haczin davadışı … şirketinin ticaret sicil adresinde yapılmasına, adresin borçlu ile irtibatının bulunmamasına, anılan şirketin ortakları arasında borçlu ve üçüncü kişinin yer almamasına, borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlemler yapıldığının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gerekli olan 6.831,00 TL onama harcı için peşin alınan 1.926,00 TL harcın mahsubu ile kalan 4.905,00 TL harcın temyiz eden davalı/alacaklıdan tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.