YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11759
KARAR NO : 2022/14338
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Davacı üçüncü kişinin, icra mahkemesine başvurusunda hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedildiği, alacaklı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine kararın, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2019/5534 E. 2019/9134 K. sayılı ilamıyla faturalardaki malların hacizli mallara uygunluğu ile davacı üçüncü kişi ile dava dışı Çiğdem Metin ve borçlu arasında devam eden fason imalata ilişkin iş ilişkisi olup olmadığı ve sair hususlarda uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılması gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile haczedilen 21.112 metre (221 top) kumaş üzerindeki haczin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, davalı alacaklı hacizde kötü niyetli bulunduğundan dava konusu menkullerin değerinin %15’i oranında (19.080,00 TL) tazminatın karar kesinleştiğinde davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK’nın “Üçüncü şahsın istihkak iddiası” başlıklı 97. maddesinin 15. fıkrasında “İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur” hükmü düzenlenmiştir.
Huzurdaki dava, İİK’nın 97. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkin olup davacı üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, davasının kabulü yanında, istihkak iddiasına itiraz eden alacaklının kötüniyetinin gerçekleşmesi de zorunludur. Buradaki kötüniyetten maksat haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğunun, alacaklı tarafından bilindiği halde, kötüniyetli olarak haczin tatbikinin talep edilmesidir. Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olduğundan istihkak iddiasına itiraz etmesi, tek başına alacaklının kötüniyetli olduğunu göstermez.
Somut olayda, alacaklının mahcuzların borçluya ait olduğu zannıyla haciz talebinde bulunduğu, davacı üçüncü kişinin, alacaklının mahcuzların borçluya ait olmadığını, kendisine ait olduğunu bilerek haciz yaptırdığı, kötüniyetli olduğu iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından İİK’nın 97/15. maddesinde aranan yasal şartların oluşmadığı görülmektedir.
O halde mahkemece, davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15/06/2022 tarihli ve 2020/639 E. – 2022/550 K. sayılı kararının hüküm bölümünün “2” numaralı bendinin karar metninden tamamen çıkartılmasına, diğer bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.