YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11807
KARAR NO : 2023/1680
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iflasta istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi; borçlu şirketin iflasına karar verildiğini, tasfıye işlemleri ile ilgili olarak borçluya ait malların işyerinde bulunduğuna dair gelen ihbar üzerine İflas İdaresince kendisinin adresine gelindiğini, kendisine ait menkullerle ilgili borçluya aitmiş gibi işlem yapıldığını, ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iflas idaresi memurlarına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının müflis şirketten alacaklı olduğunu bildirdiği, ancak iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunmadığı, davaya konu kalıpların üzerinde panel duş yazdığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davacı taraf her ne kadar hangi firma adına üretim yapılıyorsa onun adına kalıp olduğunu bu nedenle borçlu panel duşun isminin yazdığını belirtse de bir ticari işletmede başka bir firma adına kalıplarla üretim yapılması iddiasının hayatın olağan akışına uygun görülmediği, davacı tarafından bir kısım faturalar sunulmuşsa da bu faturaların hacizli kalıplara ait olduğu konusunda bir belirleyici ayrım olmadığı, kaldı ki fatura her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olup ticari defterler de sahibi lehine delil niteliğinde kabul edilebilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığı, bilirkişi raporu ile de hacizli malların müflise ait olduğu yönünde görüş belirtildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, mahkemeye iflas masası tarafından cevap dilekçesi verilmediğini, hiçbir delil sunulmadığını, üçüncü kişinin imalatçı firma olduğunu ve makine takım yeterliliği ile kendi üretim araçları için plastik parça kalıplarını üretebilecek makine parkı mevcut olduğunu, taraflarına verilmiş varsa bu kalıp veya kalıplara ilişkin resmi belge olması gerektiğini, tanıklarının beyanlarının mahkemece değerlendirilmediğini, mahkemenin kararında ilk raporu gerekçe olarak kullandığını, eğer raporlar arasında bir çelişki var ise; 3. bilirkişi raporu alınması gerektiğini, iflas masası temsilcileri olan avukatlar lehine vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu, ISO9001 kalite yöntem sistemi gereği tüm kalıpların numaralandırılması ve müşteri adının üzerine yazılması gerektiğini, bu nedenle tüm kalıpların üzerinde müşterlerin isimlerinin yer aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu haciz işleminin davacı şirketin adresinde gerçekleştirildiği, mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olduğu, 08.03.2017 tarihli bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacı tarafından davalıya yapılmış 3 kalıp haricinde diğer tüm kalıpların davacı tarafından üretildiği, bedelinin davacı tarafından ödendiği, kalıp tamir faturalarının yine davacı tarafından ödendiği, kalıplar üzerindeki kalıp sahibi panel duş etiketlerinin davacı tarafından yazdırıldığı, istihkak konusu kalıpların davacı şirkete ait olduğu gerekçesi ile istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, menkullerin kıymet takdiri tespit edilmediğinden kararın kesin olmayacağını, menkullerin değerlerinin temyiz sınırının çok üstünde olduğunu, kalıplar üzerinde borçlu şirketin isminin yer aldığını, borçlunun ismi geçen kalıpların başka bir firmaya ait olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının müflisten alacaklı olduğu kabul edilerek sıra cetvelinin 4. sırasına kaydedildiğini, İİK 198. maddesi uyarınca davacının alacağını paraya çevirdiğini, seçimlik hakkını kullandığını, üçüncü kişi bu kalıpları müflis için üretmiş ise kalıpların iflas idaresine teslimi gerektiğini, hem alacağını masaya yazdırılıp hemde müflise ait malların teslim edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 228 maddesi uyarınca açılan iflasta istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 97, 99 ve 228 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 2.049,30 TL onama harcı için peşin alınan 384,25 TL harcın mahsubu ile kalan 1.665,05 TL harcın temyiz eden davalıdan tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.