Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11836 E. 2023/3850 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11836
KARAR NO : 2023/3850
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1455 E., 2022/1619 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/272 E., 2022/435 K.

Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. ŞİKAYET
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; icra dosyası kapsamında daha evvel düzenlenen borç muhtıralarının iptali için şikayet yoluna gidildiğini, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/641 E. – 1261 K. sayılı 11.11.2014 tarihli kararı ile 25.04.2014 tarihli borç muhtırasının 111.431,90 TL olarak düzeltilmesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 8.H.D tarafından 17.04.2017 tarihli karar ile onandığı, karar sonrasında 24.03.2015 tarihinde 112.070,25 TL ve 12.08.2016 tarihinde 12.088,67 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, ödeme yapılması gereken bir borcun kalmadığını, buna rağmen fahiş hesaplamalar ile borç muhtırası düzenlendiğini ileri sürerek 27.06.2016 ve 16.05.2017 tarihli borç muhtıralarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu tarafından muhtelif tarihli her borç bildirimine karşı şikayet yoluna gidilerek, ödemelerin sürekli geç yapıldığını, borçlu kurum tarafından kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen hiçbir zaman tam olarak ödeme yapılmadığını, ödemelerin hep eksik yapıldığını, kısmi ödemeler arasında bir yılı aşan süreler olduğunu, borç hesabının müdürlükçe yapıldığını ve bir hata var ise de bundan sorumlu olmadıklarını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/641E-1261 K sayılı ilamına göre 24.05.2014 tarihi itibari ile bakiye borç miktarının 111.431,90-TL olduğu, borçlunun 24.03.2015 tarihinde 112.070,25-TL, 12.08.2016 tarihinde ise 12.088,67-TL ödeme yaptığı, yapılan ilk ödeme tarihi olan 24.03.2015 tarihine kadar 111.431,90-TL tutarındaki bakiye borca faiz işletildiğinde ve söz konusu ödeme mahsup edildiğinde 24.03.2015 tarihi itibari ile bakiye borç miktarının 9.885.10-TL, 24.03.2015-27.06.2016 tarihi itibari ile işleyen faiz eklendiğinde 11.196,03-TL olduğu, 27.06.2016 tarihinde bakiye borç miktarı 11.196,03-TL olduğu halde müdürlükçe bu miktarın 1.117.464,22-TL olarak hesaplandığı, 24.03.2015 tarihli ödemeden sonra kalan bakiye alacak 9.885,10-TL olduğu, ikinci ödeme tarihi olan 12.08.2016 tarihine kadar bu alacağa 1.441,74-TL faiz işletildiğinde 12.08.2016 tarihinde toplam borç miktarı 11.326,84-TL olduğu, bundan 12.088,67-TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde dosya borcu kapandığı, 761,83-TL de fazla ödeme yapıldığı, 12.08.2016 tarihli ödeme sonucunda dosya infaz olduğundan 16/05/2017 tarihli borç muhtırasının da iptali gerektiği, 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda 12.08.2016 tarihli ödeme dikkate alınmadığından bakiye borç miktarının 12.086,90-TL olarak hesaplandığı, raporun bu yönüyle doğru olmadığı bu yönden ek rapor alınmasına gerek görülmeden mahkemece kontrol edildiği, infaz edilen dosyada 16.05.2017 tarihi itibari ile borç miktarının hesaplanmasına gerek görülmediği, talebin 27.06.2016 ve 16.05.2017 tarihli borç muhtıralarının iptaline yönelik olduğu ve şikayet konusu kapsamı ile sınırlı olacak şekilde karar verilebileceği bu nedenle fazla ödemenin iadesine yönelik bir karar verilmediği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2010/17304 esas sayılı takip dosyasında, 27.06.2016 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 11.196,03-TL olduğunun tespitine, 27.06.2016 tarihli borç muhtırasının iptaline, dosya borcu infaz olduğundan 16.05.2017 tarihli borç muhtırasının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı, dava konusu edilen Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2010/17304 Esas sayılı dosyasında hala alacaklı olduklarını, mahkeme kararının maddi olaya, usul ve yasaya aykırı olduğunu, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesi içeriği tekrar edilerek ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğünce düzenlenen 27.06.2016 ve 16.05.2017 tarihli muhtıraların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16 vd, HMK 26

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.