Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11860 E. 2023/112 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11860
KARAR NO : 2023/112
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 22.01.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 11. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/20 E., 2022/209 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı borçluların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; İstanbul İli Ümraniye İlçesi Namık Kemal Mahallesi 499 Ada 22 Parsel 1. Kat 7 Nolu mesken nitelikli taşınmazın 16.01.2020 tarihinde 450.000,00 TL bedel ile ihale edildiğini, satış ilanlarının ve kıymet takdir raporlarının hak sahiplerine ve ilgililere tebliğ edilmediğini, satışta esas alınan kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığını, satış ilanının tirajı 50000’in üzerinde olan bir gazetede ilan edilmediğini, İİK’nın 128. maddesine göre zorunlu olmasına rağemen mükellefiyetler listesinin ilgililere tebliğ edilmediğini, satış ilanında teminatın ne şekilde olacağının yazılmadığını, divanhaneye satış ilanının kanunen asılması zorunlu günde asılmadığını, askıdan süresinden önce kaldırıldığını, satış şartnamesinde satışın peşin para ile mi olacağı, alıcıya süre verilip verilmeyeceğinin açıklanmadığını, KDV oranı ve masrafların açık şekilde yazılmadığını, artırma tutanağının yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, tutanakta İcra Müdürünün mührünün bulunmadığını, ihale tutunağında imzası olan tellalın yasanın aradığı şekilde tespit edilmediğini, ayrıca kimlik ve adres bilgilerinin dosyaya alınmadığını, ihalenin ilanda gösterilen saatte başlamadığını, ihaleye başlanırken elektronik ortamda verilmiş bir teklif olup olmadığının incelenmediğini, ihale tutanaklarının başına yazılmadığını, ihaleye fesat karıştırıldığını, muhtemel alıcı adaylarının kimlikleri tespit edilemeyen şahıslar tarafından ihalenin yapıldığı yere sokulmadığını, bu hususun karışıklığa neden olduğunu, ihaleye girmek isteyen ancak içeri alınmayanların bulunduğunu, mahkeme huzurunda tanık dinletme taleplerinin bulunduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin kesin süre içerisinde tanıklarının ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve tebliğe yarar adreslerini bildirmediği, ihaleye fesat karıştırıldığı yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, davacı borçluların ileri sürdüğü ihalenin feshi sebepleri mahkemece kabul görmediği, gerekçesi ile şikayetin reddine, İİK’nın 134/2. maddesi gereğince feshi istenen ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili; dava dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, fesat iddiası bakımından tanık delilinden önce ihale kamera görüntülerinin getirtilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tebliğ usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini talep etme hakkı, tebligatın muhatabına ait olup, davacı/borçluların kendisi dışındaki ilgililere tebligat yapılmadığı veya usulsüz tebliğ yapıldığı nedenine dayalı olarak ihalenin feshini isteyemeyeceği, takip dosyası içeriğinden satış ilanın e-tebligat yoluyla borçlular vekili Av. …’na 13.11.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ ediliği ayrıca davacı borçlulara tebligat yapılmasına lüzüm olmadığı gibi ve davacı borçlulara çıkartılan tebligatların usulüne uygun olup olmamasının da önemi bulunmadığı, borçlulara çıkartılan kıymet takdiri raporlarının usulsüz olduğu kabul edilse bile satış ilanı tebliği ile taşınmazın kıymet takdirine de vakıf olacaklarından davacı/borçlular vekiline satış ilanı tebliği üzerine süresinde kıymet takdirine itiraz edilmediği, taşınmazın kıymetine yönelik itirazın artık ihalenin feshi aşamasında dinlenmesine de olanak bulunmadığı, satışa hazırlık işlemine yönelik iddialar bakımından satış ilanı tebliği üzerine süresinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi davasında dinlenmesi mümkün olmadığı, satış ilanının yayımlandığı gazetenin tirajı 50.000’in üzerinde olduğu, mükellefiyetler listesinin hazılanmaması ve tebliğ edilmemesinin borçlu lehine bir durum olduğu, ihale tutanağında ihalenin başlangıç saatinin yazılı olduğu, ihalenin süresinde başlamadığına ilişkin tutanağın aksini ortaya koyan bir delil bulunmadığı, tutanakta belediye tarafından görevlendirilen tellalın isim soyisim ve imzasının bulunduğu, ayrıca detaylı kimlik bilgisi ve adresinin yazılı olması lüzumu bulunmadığı, ihaleye elektnorik ortamda pey süren olup olmadığı duyurularak ihaleye başlandığının tutunakta yazılı olduğu, elektronik ortamda bu ihaleye pey süren de olmadığı, mühür eksiliği ise sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olup, ihaleyi geçersiz kılmayacağı, İlk Derece Mahkemesince hazırlanan tensip tutunağı ile davacıya tanıklarını bildirmesi için sonuçları da hatırlatılarak kesin süre verilip, tensip tutunağının davacılar vekiline tebliğ edildiği, davacılar vekilinin kesin süreye rağmen tanık bildirmediği, dava dilekçesinde delil olarak kamera kayıtlarına da dayanmadığı, bu halde fesat iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borçluların ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi, aynı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddesi.

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçilerin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacılar aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;

“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.

Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.

Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.

Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.

Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;

“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;

Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlular aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Şikayetçi-borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarih ve 2022/1795 E. – 2022/1832 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

İstanbul … 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ve 2022/20 E. – 2022/209 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan “%10’u” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.