Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11893 E. 2022/14059 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11893
KARAR NO : 2022/14059
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

SUÇ :Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak
HÜKÜM : Beraat -Tazminatın Kabulü

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-) “Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak” suçuna ilişkin olarak kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin 2004 sayılı İİK’nın 338. maddesi kapsamında olduğu, suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 05/08/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 05/08/2022 tarihinde inceleme sırasında dolmuş olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnameye aykırı olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı kanunun 322.maddesi uyarınca, sanık hakkındaki davanın gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
B-) Tazminata ilişkin olarak yapılan incelemede ise;
Somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçlu şirkete 30/07/2010 tarihinde tebliğ edildiği ,89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz takip kesinleşmeden 30/07/2010 tarihinde 3. kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı , bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 05/08/2010 tarihinde verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak

suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddi gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu gerekçe ile tazminat talebinin reddi kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tazminatın kabulüne dair karar verilmesi ,
Kabule göre de;
1-)2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89/4. maddesinde; “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder”hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece nispi harca tabi olan tazminat davası için birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanacak nispi harcın tamamlatılarak karar verilmesi gerektiği halde , nispi harcın tamamlatılmamış olması,
2-) İİK’nın 89/4. maddesi kapsamında tazminat talep edilen davalı şirketin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.