YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11977
KARAR NO : 2023/3003
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/221 E., 2022/627 K.
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin iflasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, alacaklılar toplantısında alınan karar üzerine şirketin faaliyetine devam ettiğini, borçlunun, müvekkili ile hiçbir bağının olmadığını; müvekkil şirket zilyetliğinde bulunan ve maliki olunan tüm malların iflas masasına girmiş olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun üçüncü kişi şirketin kurucu ortağı ya da yetkilisi olmadığı, borçlunun üçüncü kişi şirketin sigortalı çalışanı olması nedeniyle borçluya ödeme emrinin haciz mahallinde tebliğ edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalı alacaklının fiili ve organik bağı ve muvazaalı ilişkiyi ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, tebliğ anında adreste bulunmayan vekilin nerede olduğunun açık olarak yazılması gerektiğini, tebligattan 15.6.2022 tarihinde haberdar olunduğunu, bu tarihten itibaren de 10 günlük süre içinde gerekçeyi bildirdiklerini, ispat yükünün davacıda olduğunu, ticari defterlerler ile ilgili bilirkişi raporu alınmadığını, borçlu ile davacı arasında organik bağ olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili tarafından kısa karara karşı 21.03.2022 tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurulduğu, ancak istinaf sebep ve gerekçesinin bildirilmediği, davalı vekiline gerekçeli kararın 30.05.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 27.06.2022 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulduğu, süresi içerisinde istinaf sebeplerini belirtir dilekçe verilmediği, kamu düzenine ilişkin re’sen dikkate alınacak istinaf sebeplerinin de bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, davacının karinenin aksini ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 6.072,81 TL onama harcı için peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 5.992,11 TL harcın temyiz eden davalı/alacaklıdan tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.