YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12059
KARAR NO : 2023/4097
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1359 E., 2022/1336 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/417 E., 2021/755 K.
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine ilişkin takipte borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2021/2704 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili …’ın 2018 yılının 4. ayında ….., (OCS) Mimarlık Mühendislik A.Ş.’nin %49 hissesini …’dan devir alarak ortak olduğunu, karşılığında icra dosyası alacaklısı olan … ile hisse satış ve devir sözleşmesi yaptığını, sözleşme gereği alacaklının temerrüdü sebebi ile uygulanmadığından alacaklının kötüniyetli olarak takip başlattığını belirterek, takibin iptaline, haksız takip nedeniyle alacaklının %20 tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine, davacının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, şartları oluşmadığından davacılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı alacaklı tarafından, davacı borçlular aleyhine 6 adet bonoya dayanılarak kambiyo takibi yapıldığını, borçlular adına çıkartılan ödeme emri tebliğ evrakları …’ye 05.03.2021, …’a 07.04.2021, …’ya 25.05.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, 05.03.2021 tarihinde açılan dava ile takibe konu senetlerin “hisse devir ve satış sözleşmesi” karşılığında verildiği, davalı alacaklının edimini yerine getirmediği belirtilerek ödeme emri ve takibin iptaline karar verilmesinin istenildiğini, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın esasına ilişkin olarak taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kabul edildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak borcunu ifa etmediğinin belirtildiğini, dava dilekçesine ekli “Hisse Satış ve Devir Sözleşmesi”nin incelenmesinde; Atasu (OCS) Mimarlık Mühendislik A.Ş.’nin Solmaz Atalar vekili … tarafından İhsan …..) …’e devrine ilişkin olup, sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedelinin 600.000,00 TL olduğu, sözleşmenin 3.1. maddesine göre “satıcı, alıcının satış bedelinin tamamını 100.000 TL tutarındaki 6 ayrı senet halinde ödeyeceği, senetlerde borçlu alıcı dışında iki de kefil bulunacağı, kefillerden birinin şirketin diğer ortağı olan … olduğu”, 3.2. maddesinde “devir bedelinin tamamının belirlendiği tarihlerde ödenmemesi durumunda …’nin … ile daha önceden yaptığı sözleşme çerçevesinde iş bitirme belgesinin kullanma hakkının …’a geri döneceğini ve bu işi bitirme belgesinin … ve … tarafından kullanılması için gerekli hisse devirlerinin yapılacağı, ödenmesi durumunda satıcının alıcıyı tamamen geri dönülmez bir şekilde ibra etmiş olduğunu kabul ve beyan edecektir.”, 4. maddesinde “satıcının alıcıya gayrıkabilirücu olarak aşağıdaki hususları beyan ve taahhüt ettiği, 1- satıcı hisselerin tek, tam ve nizasız maliki olup devir tarihinde hisseleri alıcıya her türlü yükümlülükten ari olarak satıp devrettiği” hükümlerini içerdiğinin görüldüğünü, takip dayanağı senetlerin taraflar arasında düzenlenen 26.04.2018 tarihli “Hisse Satış ve Devir Sözleşmesi” kapsamında verildiğini, davacılar tarafından davalı alacaklının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediğinin iddia edildiğini, alacaklı tarafından da sözleşme kabul edilerek borçlunun edimini yerine getirmediğinin ileri sürüldüğünü, bu durumda, takibe konu bonoların sözleşme kapsamında verildiği hususunun, alacaklının kabulü ile çekişmesiz hale gelmiş olduğunu, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğunu, sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin, senetten doğan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiğinin (bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken TTK’nın 688/2. maddesinde öngörülen kayıtsız şartsız ödeme vaadi unsurunu taşımadığının kabul edilmesi gerektiği) anlaşılmış olduğunun bu nedenle mahkemece; İİK’nın 169/a maddesi geregince borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı sonucuna varılarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine ilişkin takipte borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 168. madde, 169. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.