YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12105
KARAR NO : 2023/3278
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/182 E., 2022/242 K.
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi; muvazaalı olarak başlatılan takibe borçlu tarafından itiraz edilmeksizin icra takibinin kesinleştirildiği, akabinde borçlunun şirket hissesine haciz işlemi uygulandığını, ancak borçlunun şirkette hissesinin olmadığını, mahkeme kararı ile borçluya ait hissesinin kendisine geçtiğinin hüküm altına alındığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haczin gerçekleştiği tarihte borçlu …’in şirket hissedarı olarak gözüktüğü ve Asliye Hukuk Mahkemesince “davalı borçlunun şirketten payının tahsil edilmek suretiyle çıkartılmasına” şeklinde verilen kararın haczin gerçekleştiği tarihte henüz kesinleşmediği, davacı üçüncü kişinin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacıı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, gerekçeli kararın teblğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesini sunacaklarını belirterek süre tutum dilekçesinin kabulünü istemiştir.
Davacı vekili 15.8.2022 tarihli dilekçesi ile de talebin istihkak davası olmadığını, şikayet olduğunu, şikayetin İcra memurluğu işlemine karşı olduğunu, borçluya ait hisse olmadığını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna 27.06.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi ile başvurulduğu, davacı tarafa gerekçeli kararın 01.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafından gerekçeli istinaf dilekçesinin tebliğden itibaren yasal 10 günlük süreden sonra 15.08.2022 tarihinde verilmiş olması sebebiyle süresi içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı, süre tutum dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçeleri gösterilmediğinden mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, gerekçeli kararın 1.8.2022 tarihinde kendilerine tebliğ edilmediğini, 1.8.2022 de temyiz harç ve masrafının tamamlanmasına dair muhtıra tebliğ edildiğini, UYAP kayıtları incelendiğinde gerekçeli kararın 29.9.2022 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiğini, 5 günlük yasal süreye göre 10 gün içinde gerekçeli istinaf dilekçesini sunduklarını, gerekçeli istinaf dilekçesini tekrarla kazanılmış hak kapsamında vekalet ücretinin hatalı olduğunu, talebin şikayet olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, UYAP kayıtlarına göre gerekçeli karar ile istinaf harç ve masraflarının tamamlanmasına ilişkin muhtıranın davacı vekiline 1.8.2022 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.