YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12130
KARAR NO : 2023/280
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3682 E., 2022/1683 K.
DAVA TARİHİ : 07.04.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/49 E., 2021/106 K.
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlunun müvekkiline ait taşınmazda 28.12.2007 tarihli yazılı kira sözleşmesi gereğince kiracı olarak bulunduğunu ancak kira bedellerini düzenli olarak ödemediğini bunun üzerine kira bedelini ödemesi için Karacabey İcra Müdürlüğü’nün 2020/3416 Esas sayılı dosyası ile tahliye istemli takip başlatıldığını, ödeme emrinin 20.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının herhangi bir itiraz da bulunmadığını ve 30 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir ödemede yapmadığını, bu sebeple temerrüte düştüğünü belirterek taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında 28.12.2020 tarihinde 7256 Sayılı Kanun kapsamında ödeme taahhüdü olarak taraflar arasında yapılandırma yapıldığını, bu belgeye dayanarak vadesi gelmiş borçların ödendiğini, vadesi gelen ve ödenmeyen taksitinin bulunmadığını belirterek haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karacabey İcra Müdürlüğünün 2020/3417 Esas sayılı takip dosyasında örnek 13 ödeme emri borçluya 20.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ile alacaklı arasında 7256 Sayılı kanun kapsamında dosya borcuna ilişkin yapılandırmaya yönelik 28.12.2020 tarihinde ödeme taahhüdü imzalandığı, borçlu yasal süresinde ödeme yapmayıp temerrüde düşmüş ise de tarafların dosya borcuna yönelik anlaşma yapmış oldukları, 7256 Sayılı Kanun 4/6-g maddesi gereğince icra takibinin sonlandırılması gerekmekteyken sonlandırılmamış olduğu, taahhütte borçlarla ilgili dava açılmayacağına yönelik kayıt bulunması ve taahhüdü düzenleyenin borçlu olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekili; davalı tarafın, ödeme emrinin tebliğine karşın ödeme yapmamakla temerrüde düştüğünden tahliye kararı verilmesi gerekirken davanın reddinin usulsüz olduğunu, davacının temerrüde düştükten sonra 7256 Sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeden yararlanarak yapılandırma başvurusunda bulunmuşsa da bu başvurunun kanun gereği tanınan bir hak olduğunu, müvekkilinin kabul ya da ret yetkisi bulunmadığını ve yapılandırma başvurusunun da davalının temerrüdünden sonra yapıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı taraf yasal 7 günlük süre içerisinde itiraz etmediği gibi, 30 günlük yasa süre içerisinde de kira borcunu ödemediği ancak, borçlu ile alacaklı arasında 7256 Sayılı kanun kapsamında dosya borcuna ilişkin yapılandırmaya yönelik 28.12.2020 tarihli ödeme taahhüdü imzalandığı, taraflar arasında yapılan ve taraflarca imzalanan taahhütnamede de söz konusu kira alacağına ilişkin dava açılmayacağını yönelik kayıt da bulunduğu, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ki, ilk derece mahkemesinin kararının da bu cihette olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili tarafından; davalı tarafın, ödeme emrinin tebliğine karşın ödeme yapmamakla temerrüde düştüğünden tahliye kararı verilmesi gerekirken davanın reddinin usulsüz olduğunu, 7256 Sayılı Kanunun “Diğer Hükümler” başlıklı 4. Maddesinin Belediyeleri kapsayan 9. fıkrası ile Belediyenin yapacağı işlemin çerçevesinin belirlenip uygulama kısmının genelge ile bildirildiğini, davalı borçlu temerrüde düştükten sonra 7256 Sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeden yararlanarak yapılandırma başvurusunda bulunmuşsa da bu başvurunun kanun gereği tanınan bir hak olduğunu, müvekkili belediyenin kabul ya da ret noktasında takdir yetkisinin bulunmadığını, kanun ile getirilen yapılandırma imkanı ve taahhütte geçen tüm ifadelerin taahhütte bulunan davalının beyanları olduğunu, dava açılmayacağına ilişkin beyanın da davalının beyanı olduğunu müvekkil kurumla ilgisi olmadığını, müvekkil kurumun 5393 sayılı yasa gereği davadan feragat etmesinin ancak belediye meclisinin alacağı kararla mümkün olduğunu, bu şekilde bir ifadenin kuruma ait taahhüt olarak değerlendirilemeyeceğini ve müvekkil kurumun tahliye davası açmasına engel olmadığını ve yapılandırma başvurusunun da davalının temerrüdünden sonra yapıldığını, 7256 Sayılı Kanun’un 4/6-g maddesinin Belediyelerle hiçbir ilgisi olmadığı, bahsi geçen maddede tek tek belirtilen ilgili oda ve meslek kuruluşları ile ilgili olduğunu, ileri sürerek, kararın bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Karacabey İcra Müdürlüğünün 2020/3417 Esas sayılı takip dosyasında kira alacağının tahsili ve tahliye talepli başlatılan ilamsız icra takibinde temerrüt nedeni ile tahliye şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 269/a maddesi ve devamı madde hükümleri,
7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.