Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12274 E. 2023/4021 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12274
KARAR NO : 2023/4021
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/706 E., 2022/1816 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/178 E., 2021/646 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde imzaya, borca, faize itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde: Alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, takibe dayanak senedi imzalamadığını, borca, imzaya, faize itiraz ettiğini beyan ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Borçlunun iddialarının haksız olduğunu, davacıya ait 2017 yılından önceki imza örneklerinin ilgili kurumlardan celp edilerek bilirkişi raporu alındığında imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etti.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun imza örneklerinin celp edildiği, … Jandarma Kriminal Dairesi Başkanlığının 05.12.2019 tarihli raporunda “Davacı …’ın dava dosyası içerisinde bulunan mukayese konusu imzalarının birbirleri arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada mukayese imzaların birbirleriyle farklılıklar ve tutarsızlıklar göstermesi ve farklı zamanlarda farklı imzalar tersim etme itiyadının olması sebebiyle, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulanan söz konusu imzaların … eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet yada menfi bir kanaat bildirmek mümkün olamadığı” şeklinde tespitte bulunulduğu, rapora karşı tarafların itirazda bulunması üzerine dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına tevdii edildiği, 24.07.2019 tarihli raporda ” inceleme konusu senette … adına atılı basit tersimli borçlu imzaları ile …’ın polimorf mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar istip, eğim doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur” şeklinde kanaatte bulunulduğu, rapora itiraz üzerine talimat mahkemesince aldırılan 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda inceleme konusu senet ön yüzü üzerinde “…’a atfen atılı bulunan imzaların, “…’a ait mevcut asıl olan tüm mukayase belgelerindeki örnek imzalarına kıyasla aralarında gözlenen tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar, baskı unsurları, kaligrafık ve karakteristik unsurlar yönünden de saptanan benzerliklere aften “…” eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır ” şeklinde rapor tanzim edildiği , son olarak alınan rapora davacı tarafından itiraz edilmiş ise de, sonuç olarak alınan 3 adet imza incelemesine ilişkin rapor arasında çelişki bulunmadığı, davacının borca itiraza ilişkin de herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde :Senetteki yazı ve imzalara itiraz edilmiş olmasına rağmen sadece imza üzerinde inceleme yapıldığını, dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve yanlış değerlendirmeler sonucu düzenlendiğini, yerel mahkemece 20.10.2020 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ‘ne tevdi edilerek uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınması hususunda ara karar kurulmasına rağmen talimat mahkemesince bu ara karara uyulmayarak farklı şekilde hareket edilerek rastgele üç kişiden oluşan bir heyetten rapor aldırıldığını, dosya kapsamında alınan farklı tarihlerdeki bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere düşük kalitede, basit tersimli, harf ve yazı karakteristiği göstermeyen, fazla işlek ve akıcı olmayan imza olup model alınmak suretiyle taklit edilmesi çok kolay olduğunu, raporda kullanılan malzemelerin tersim seyir baskı eğim ve doğrultu incelemesine uygun olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’ndan aldırılan 05.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; …’ın mukayese konusu imzaların birbirleri arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; mukayese imzaların birbirleriyle farklılıklar ve tutarsızlıklar göstermesi ve farklı zamanlarda farklı imzalar tersim etme itiyadının olması sebebiyle, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların… eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat belirtilemediği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan aldırılan 24.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda, takibe dayanak senette … adına atılı basit tersimli borçlu imzaları ile …’ın polimorf mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesine yazılan talimat uyarınca oluşturulan üçlü bilirkişiden alınan raporda; inceleme konusu senet ön yüzü üzerinde …’a ait mevcut asıl olan tüm mukayese belgelerindeki örnek imzalarına kıyasla aralarında gözlenen tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir sürat, istif, itiyatlar, baskı unsuları, kaligrafik ve karakteristik unsular yönünden de saptanan benzerliklere atfen … eli ürünü olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının takibe dayanak senet aslının borçlunun istiktab tutanaklarındaki örnek imzaları ve kıyaslamaya esas belgelerdeki imza örnekleriyle laboratuvar ortamında teknik cihazlarla yapılan karşılaştırılması sonucunda usulüne uygun hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu, takipte 850.000,00 TL asıl alacak miktarına borcun vade tarihi olan 25.11.2017 tarihinden takip tarihine kadar (toplam 61 gün) %9,75 avans faiz işletildiği, re’sen yapılan hesaplamada fazla faiz talep edilmediğinin tespit edildiği,İİK’nun 169/a maddesi uyarınca borçlunun, borcun olmadığını veya itfa veya imhal edildiğini resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda borçlu tarafça borcun ödendiğine veya senedin sözleşmeye aykırı doldurulduğuna ilişkin İİK’nun 169/a madddesinde sayılan nevide belge ibraz edilmediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde:Mahkemenin hükme esas aldığı raporun mahkemenin ara kararına uygun oluşturulmadığını, yerel mahkemece 20.10.2020 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ‘ne tevdi edilerek uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınması hususunda ara karar kurulmasına rağmen talimat mahkemesince bu ara karara uyulmayarak Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman 3 kişilik heyetten rapor aldırıldığını, imza incelemesi için emsal alınan imzaların çoğunun senet tanzim tarihinden sonraki tarihli olduğunu, hükme esas alınan raporun bilimsel temelden yoksun ve hatalı olduğunu iddia etti.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nun 169/a ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.