YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12297
KARAR NO : 2023/4203
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2987 E., 2022/1734 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 23. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/107 E., 2022/346 K.
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına ,takibin 151.200,00 TL asıl alacak ve 2.833,45 TL işlemiş faiz yönünden devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20 si tutarında inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararın davalı borçlu vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekilince, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ihale neticesinde imzalanan mal alımı sözleşmesi çerçevesinde düzenlenen fatura bedelinin tahsili için takip başlattıklarını, davalının itiraz dilekçesinde borcu ikrar ettiğini beyanla itirazın kaldırılmasına ve tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekilince, ödeme sırası geldiğinde kurumun nakit akışına göre alacaklı firmanın hesabına ödeme yapılacağı bildirilmesine rağmen haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, borçlu kurumun kamu kurumu olması nedeniyle ödemeden kaçınma ya da geciktirme niyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlunun itiraz dilekçesinde “ödeme sırası geldiğinde kurumun nakit akışına göre ödeme yapılacağını” beyan etmekle birlikte ”söz konusu faturaların cebri icra takibi ile talep ve tahsil edilme usulüne itiraz ediyoruz.” beyanı ile süresinde takip dosyasına sunulu dilekçesi cebri icra takibine yönelik borca itiraz dilekçesi olduğu, hukuki ilişkiyi kabul ettiğine göre itirazın kaldırılması isteminin mahkemede incelenmesi sırasında alacaklının elinde artık İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen bir belgesinin mevcut olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek olmadığı, bu durumda borçlunun ödeme iddiasını İİK’nın 68. maddesinde öngörülen belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup borçlu tarafından borcun ödendiğinin kanıtlanamadığı, ancak davalı/borçlu borca itiraz dilekçesinde borca itirazı ile birlikte KDV, damga vergisi kesintisi ve faiz miktarı ve oranına da itiraz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda borçlunun itirazları hususunda alınan bilirkişi raporunun (b) bendi hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporunun bu kısmına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, takibin 151.200-TL asıl alacak ve 2.833,45-TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu vekilince, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek mahkemece cevap dilekçelerindeki savunmaları dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkeme kararının kamu zararına sebebiyet verdiğini beyanla kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı borçlunun icra dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesinde”ödeme sırası geldiğinde kurumun nakit akışına göre ödeme yapılacağını” beyan etmekle taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiği, davalının borca itiraz dilekçesinde KDV, damga vergisi kesintisi, faiz miktarı ve oranına itiraz ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya, usul ve yasaya uygun olduğu, alacaklının talebi doğrultusunda davanın kabul edilen kısmı yönünden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesinin de yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu vekilince, istinaf dilekçesi içeriği ile kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık genel haciz yolu ile ilamsız icra takibe vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 68. ve devamı maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, itiraza konu işlemiş faiz miktarının kesinlik sınırı altında kaldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.