YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12323
KARAR NO : 2023/4550
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ilamlı takipte takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin itfa itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde : Alacaklının başlattığı ilamlı takipte borçluların müteselsilen sorumlu olduğunu, alacaklının, alacağını …’a 24.08.2017 tarihinde temlik ettiğini, dayanak ilam bozulduktan sonra alacağı temlik alan vekilinin yerel mahkemenin 2017/1199 E ve 2018/422 K sayılı kararını adeta yeni bir ilammış gibi tekrar icraya koyduğunu, dosyanın ilk alacaklısı … tarafından imzalı bir şekilde yaptıkları anlaşma gereğince 100.000,00-TL ödeme karşılığında 15.03.2014 tarihinde ibra ettiğini, İsa Bilgin’in … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/288 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine rücu davası açtığını ve müvekkili aleyhine 2016/323 K. sayılı hüküm kurulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, ödemenin yapıldığının bu karar ile hüküm altına alındığını, müvekkilinin ve diğer borçluların dosya borcunu temlikten önce ödediğini iddia ederek takibin ve icra emrinin iptaline, dosya alacaklısı ve hem de temlik alacaklısı aleyhine ayrı ayrı alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temlik alacaklısı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin alacağı temlik aldığını, temlik işleminden sonra 2018/422 Karar ile davanın sonuçlandığını, ilamı takibe koyduklarını, davacının itfa sebebiyle takibin iptalini talep ederken İİK 33 uyarınca ancak noter onaylı bir belge veya alacaklı tarafından ikrar edilmiş kayıtsız şartsız biz yazılı belge ile ispatlayabileceğini, davacının somut delil sunmadığını iddia ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etti.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı … tarafından borçlular aleyhine başlatılan ilamlı takipte alacaklının dosya alacağını … 9. Noterliği’nin 24.08.2017 tarihli 31760 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile …’a temlik ettiği, temlik sözleşmesinin 25.08.2017 tarihinde takip dosyasına bildirildiği, alacağı temlik eden vekilinin temlikin dosyaya bildirildiği tarihten sonra önceden haricen ödeme yapıldığından bahisle icra müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, dosya alacağını temlik ederek alacaklı sıfatı kalmayan temlik eden alacaklı vekilinin 03.10.2017 tarihli (temlikten sonraki) sunulan tahsilat beyanlarının temlik alan alacaklı tarafından kabul edilmediği, temlik alacaklısının kabulünde olmaksızın temlik tarihinden sonra temlik eden vekilince sunulan ödeme iddialarının geçerli olmayacağı gerekçesiyle davacının takibin itfa sebebiyle iptali talebinin reddine, şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; Alacaklının alacağını temlik ederken tahsilatlarını temlik alandan gizlediğini ve tahsil harcı ödememek için tahsilatları icra dosyasına bildirmediğini, ödemelerin gizlenerek kağıt üstünde bedelsiz temlik sözleşmesi yapılarak mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını iddia etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı … tarafından … 2. İş Mahkemesi’nin 2008/99 Esas sayılı dosyasından hükmedilen tazminat alacağına ilişkin 21.11.2013 tarihinde … 9. İcra Müdürlüğünün 2013/10197 Esas sayılı dosyasıyla davacı borçlu kooperatif ile dava dışı … hakkında ilamlı icra takibi başlatıldığı, takibe konu iş mahkemesi ilamına bağlı alacağın, alacaklı … tarafından 24.08.2017 tarihinde davalı …’a temlik edildiği, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, temlik eden alacaklı … ile diğer borçlu İsa Bilgin arasında 15.03.2014 tarihinde yapıldığını iddia ettiği adi yazılı protokol ibra belgesine ve alacaklı …’in borçlu kooperatif adına düzenlendiği tahsilat makbuzlarına dayanarak takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, temlik eden alacaklı vekiline yapılan ödemeler icra dosyasına temlikten önce bildirilmediğinden adi yazılı bu belgelere dayanarak temlik eden alacaklı asil veya vekili tarafından imzaları ikrar edilse bile itibar edilmesinin mümkün olmadığı, temlik eden alacaklı vekilinin 03.10.2017 tarihli (temlikten sonraki) sunulan tahsilat beyanlarının temlik alan alacaklı tarafından kabul edilmediği müddetçe dikkate alınmasının söz konusu olmayacağı, davacının dava dilekçesinde dayandığı temlik eden alacaklı … ile diğer borçlu İsa Bilgin arasında 15.03.2014 tarihinde yapıldığını iddia edilen protokol ibra başlıklı belgenin, temlik tarihinden önce temlik eden tarafından icra dosyasına ayrıca bildirilmediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde: Temliğin müvekkiline bildirilmediğini, temlikten haberdar olmayan müvekkilinden temlikten haberdar olan borçlu gibi davranmasını beklemenin hukuka aykırı olduğunu, hukuk sisteminde icra takibine konu borcun sadece icra dairesine ödeneceğine dair bir kural olmadığını iddia etti.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itfa nedeniyle icranın geri bırakılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nun 33.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.