Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12394 E. 2023/39 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12394
KARAR NO : 2023/39
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile % 10 oranında para cezasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemekle kamu düzeni nedeni ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddi ile % 5 oranında para cezasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ihale aşamalarındaki yasal yöntemlere tam uyulmadan ihale yapıldığını, kıymet takdirinin diğer ilgililere ve müvekkilinin kefil olan eşine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, tüm ilgililere satış ilanının da usulüne uygun tebliğ edilmediğini, kıymet takdiri raporunun satış tarihi itibari ile geçerliliğini yitirdiğini, yasal düzenlemeler uyarınca müvekkilinin de kendi taşınmazını satma imkanının geldiğini, bu nedenle alelacele yapılan satışın usulsüz olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait 11 nolu bağımsız bölüme ilişkin 08.12.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm tebligatların usulüne uygun olduğunu, borçlunun diğer ilgililere yapılan tebligatları ileri süremeyeceğini, bilirkişi raporuna karşı süresinde itirazda bulunulmadığını savunarak davanın reddine ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanının davacı vekiline tebliğ edildiği, diğer ilgililer yönünden ise davacı tarafından tebliğ işlemlerine dair usulsüzlüklerin ileri sürülemeyeceği, kıymet takdiri üzerinden yasal sürede satışın gerçekleştiği, re’sen fesih nedeni de bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilerek borçlu hakkında ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mesleki mazeretlerinin reddine karar verilerek iddialarını ileri sürme haklarının kısıtlandığını, ilk celsenin ise HSK tarafından hava muhalefeti nedeni ile ertelenmiş olduğunu, dosyayı sürüncemede bırakmaya çalışmadıklarını, müvekkilinin dosya borçlusu olması nedeni ile diğer ilgililer yönünden yapılan tebligatlar hakkında da şikayet ileri sürebileceğini, bu şekilde taşınmazın daha yüksek meblağ ile alıcı bulabileceğini, ihale prosedürüne uyulmadığını, kıymet takdirinin ilgililere ve müvekkilinin kefil olan eşine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, tüm ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediğini, bu nedenle haberdar olamadıklarını, yasal düzenlemeler ile müvekkiline satış yetkisi verildiğini, kıymet takdirinin geçerliliğini yitirdiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet konusu taşınmazın kıymet takdiri üzerinden 2 yıl geçmeden satışının yapıldığı anlaşılmakla buna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmediği, tebliğ işlemine yönelik şikayetler ancak muhatabında ileri sürülebileceğinden diğer ilgililere ya da borçlunun eşine yapılan tebligatların muhatabı olmayan borçlunun tebliğ işlemlerine yönelik iddialarının incelenmesi mümkün değildir. Borçlu vekilinin kendisi yönünden herhangi bir tebliğ şikayeti bulunmadığı, kamu düzenine ilişkin hususlarda başkaca fesih nedeni de bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, para cezası yönünden ise 7343 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile 2004 sayılı İİK’ya eklenen Geçici 18. maddenin son fıkrasında; İİK’nın 134. maddesindeki ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hükmün, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanacağı düzenlemesine yer verildiği, buna göre anılan düzenlemeler uyarınca verilecek para cezasının her somut olayın özelliğine göre mahkemece takdir edilmesi gerektiği, 7343 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler uyarınca yapılan değerlendirmede; ölçülülük ilkesi dikkate alınarak mahkemece işin esasının incelenerek istemin reddine karar verilmiş olması nedeni ile ihale bedeli üzerinden mahkemece verilen %10 yerine %5 oranında para cezası verilmesi gerektiğinin takdir edildiği, açıklanan nedenlerle; ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına yönelik borçlu vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte 7343 sayılı Kanun ile İİK’ya eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası uyarınca mahkemece hükmedilen para cezasının dairece takdir edilen orana göre düzeltilmesi gerektiğinden HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemekle kamu düzeni nedeni ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddi ile % 5 oranında para cezasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle, özellikle mazeret talebinin reddi ile “diğer borçlu ve ilgililere satış ilanının hiç tebliğe çıkarılmadığı ya da usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin ilgilisi tarafından ileri sürülmesi gerektiği” gerekçesinin, yerinde olmadığı, adil yargılanma hakkı ihlal edildiği gibi, diğer ilgililer hakkında ihale usulünün uygulanmaması üzerine taraflarının fesih başvurusu yapmaması yüzünden denetime tabi tutulmaması, müvekkilin çıkarlarının zedelenmesine sebep olduğu, ihalenin 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı yasanın 12.maddesi ile İİK.111.maddeye eklenen a bendi yasalaştıktan sonra yapıldığı, taşınmaz ihale tarihindeki değerinin yaklaşık 1/5’i değerinde bir bedelle satıldığı, yeni yasal düzenleme müvekkilin lehine yenilik doğuran haklar doğurduğu, borcunu ödemede aciz durumda olan müvekkil, hacizli taşınmazının lehine olan yasal düzenleme hükümleri uygulanmadan değerinin çok altında bir bedelle ihale edilmesi sonucunda iyice mağdur edildiği iddiaları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nun 134. maddesine dayalı … 18. İcra Müdürlüğü’nün 2021/64 talimat sayılı icra takip dosyasında cebri satış sonucunda satışı yapılan 8032 parsel 11 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın 08.12.2021 tarihli ihalesinin feshi isteğine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 134 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.