Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12399 E. 2023/282 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12399
KARAR NO : 2023/282
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2128 E., 2022/2068 K.
DAVALILAR : …, …
DAVA TARİHİ : 27.01.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/72 E., 2022/353 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu vasisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu vasisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vasisi vekili; kısıtlı borçlunun uzun yıllardır bipolar duygulanım bozukluğu olup tedavi gördüğünü, mahkemece kayıtların hastaneden celp edilebileceğini, davalı vekilinin satış işlemlerine devam ederken kısıtlının hasta olduğunu bile bile kısıtlının elinden para ve senet aldıklarını, dosyada satış işlemleri devam ederken taşınmaz ile dosya konusu alacağın güvence altına alındığını, hiçbir hukuki yararı yokken kısıtlının durumundan faydalandığını ve elinden teminat olarak senedin alındığını, bononun düzenlendiği sırada kısıtlının fiil ehliyetinin bulunmadığını, işlem tarihinde fiili ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, kısıtlının işlem tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığının açık olduğunu, tebligatların usulsüz olduğundan takibin kesinleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmeden ihale yapılması nedeniyle ihalenin de feshi gerektiğini, kısıtlının uzun süredir rahatsız olup kendisinin hukuki ve fiili ehliyeti bulunmadığını, bir borcunun da bulunmadığını, kısıtlının vasisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, Muttalip Doğan’ın kardeşine vasi olarak atandığını, ancak hukuka aykırı icra dosya borcunun tahsili için yine hukuka aykırı ödemeler tahsil eden alacaklının yine hukuka aykırılıklar içeren ihale yapılmasına neden olduğunu, taşınmazda ihtiyati tedbir şerhi bulunduğunu ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vesayete ilişkin ilamın 29.09.2021 tarihli olduğu, kısıtlılık kararı nedeniyle davacı vasisine kıymet takdir raporu tebliğinin 04.11.2021 tarihinde, yine vasi adına satış ilanı ise tebliğinin ise 06.12.2021 tarihinde yapılmış olduğu, kısıtlılık kararından sonra vasi adına çıkartılan tebligatların usulüne uygun olduğu, davacı vekilinin genel icra dairesi dosyasında ödeme emrini kısıtlama kararından sonra 06.12.2021 tarihinde 10:00:53 10:01:11 saatinde, yine satış dosyasında satış ilanını 01.12.2021 tarihinde saat: 09;05:32 ve 09:06:16’da görüntülediği, satış işlemlerinin durdurulması talebinin ise icra dosyasına 06.01.2022 tarihinde ve öğrenme tarihinden bir ayı aşkın süre sonra sunduğu, satışın durdurulması kararının müdürlük yetkisinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, şikayetçi vekili tarafından bu yönde ve taleple açılmış bir şikayet de bulunmadığı, bu yönde bir hukuki başvuru yoluna gidilmediği ve satışın durdurulması yönünde bir tedbir kararı alınmadığı, bu aşamada ileri sürülen şikayetin ise süresinde olmadığı, taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir şerhinin cebri icra yoluyla satışa engel olmadığı, şikayetçi vasisi adına yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu, satışın tüm ilgililere tebliğ edilmediği şikayetinin şikayetçi tarafça ileri sürülemeyeceği, şikayetçi vekilinin borcun esasına ilişkin iddialarını süresinde ileri sürmediği, dava açılmış ise de bir tedbir kararı alınmadığı ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğu, öte yandan satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu ve şikayetçinin zarara uğramadığı gerekçesi ile ihalenin feshi şikayetinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vasisi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vasisi vekili; İlk Derece Mahkemesinin araştırma yapmadan karar verdiğini, UYAP’tan yapılan incelemenin öğrenme kabul edilmesinin HMK’ya aykırı olduğunu, bononun tanzim tarihinde borçlunun akıl hastası olduğunu, bu hususun araştırılmadığını, borçlunun hasta olduğu gözetilmeden alacaklı tarafça borçludan haricen tahsilat yapılıp senet alındığını, haricen tahsilatın icra dosyasına bildirildiğini, ancak senedin bildirilmediğini, icra dosyasında yapılan usulsüz tebligatlarla takibin kesinleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/766 Esas sayılı dosyasında takibin iptali talebiyle dava açıldığını, bu davanın icra müdürlüğüne bildirilmesine rağmen satışa devam edildiğini, bu dosyada görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın gönderildiği ticaret mahkemesince tahsil olunacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiğini, tebligatların usulsüz olması nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğini, satış ilanının tüm ilgililere ve vasiye tebliğ edilmediğini, taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğunu, satış için vesayet makamından izin alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayet eden borçlunun takip kesinleştikten sonra kısıtlanmış olup kıymet takdiri raporu ve satış ilanı vasiye tebliğ edildiği, taşınmazın tapu kaydında cebri satışa engel bir ihtiyati tedbir şerhi bulunmadığı, açılan davalardan verilen cebri satışa engel bir tedbir kararı da bulunmadığı, takibin durdurulması veya ödeme emrinin iptali sebebi olabilecek hususların ihalenin feshi nedeni olarak kabulü mümkün olmadığı, satıştan önce ödeme emrinin veya takibin iptali istemiyle açılan davadan verilen bir şikayetin reddi kararına karşı yapılmış istinaf başvurusu bulunmadığından İİK’nin 363/4. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı, taşınmazın satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ile fesat iddiasının bulunmadığı, şikayetçinin dava konusu ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamadığı, zarar unsurunun gerçekleşmediği, şikayetçinin İİK’nin 134/8. maddesi kapsamında satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi nedeni de dahil olmak üzere belirttiği tüm nedenlerden dolayı ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı şikayetçi borçlu vasisi vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vasisi vekili tarafından; şikayet ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vasisi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.