Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12406 E. 2023/1177 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12406
KARAR NO : 2023/1177
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2282 E., 2022/1898 K.
DAVA TARİHİ : 05.07.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/123 E., 2022/115 K.

Taraflar arasındaki borca, faize, imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın süreden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borca, faize, imzaya itiraz ile senette tahrifat yapıldığını borcunun bulunmadığını, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, senette yer alan imzalardan birinin müvekkiline ait olmadığını, senedin tanzim tarihi 08.06.2021 olup tanzim yerinin … yazıldığını ancak o tarihte müvekkilinin …’da olmadığı gibi davalıyı da tanımadığını, senedin tanzim yeri ve tanzim tarihinde oynama yapıldığını belirterek takibin ve ödeme emrinin iptali ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı – alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline senet verirken ticari amaçlı para aldığını kabul eden yazıyı kendi el yazısı ile yazdığını altını tanıklarla birlikte imzalayarak müvekkili …’a verdiğini, açılan davanın borçtan kurtulmaya yönelik bir dava olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı – borçlunun ödeme emrini 25.06.2021 tarihinde tebliğ almasına karşın davanın 05.07.2021 tarihinde ikame edildiği gerekçesiyle davanın süre aşımından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı – borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davaya konu icra takibinde tebligatın usule aykırı olarak tebliğ edildiğinden bahisle kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının süre tutum talepli istinaf dilekçesinde başvuru sebebi ve gerekçe gösterilmemesi, mahkeme kararında kamu düzenine aykırı bir husus bulunmaması nedenleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı – borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davaya konu icra takibinde tebligatın usule aykırı olarak tebliğ edildiği, ödeme emri tebligat parçası incelendiğinde 25.06.2021 tarihinde doğrudan mahalle muhtarına yapıldığının görüldüğü, müvekkilin kapısına herhangi bir tebligat parçası yapıştırılmadığı gibi komşularına da haber verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte borca, faize, imzaya itiraz ile senette tahrifat yapıldığına dair itiraz sebebiyle takibin ve ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nun 168. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.