YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12434
KARAR NO : 2023/4085
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, şikayetçi borçlu İcra Müdürlüğünden iflas erteleme davası sırasında verilen tedbir kararından sonra başlatılan takibin iptali ve iflas erteleme kararından sonra konulan hacizlerin kaldırılmasını istediği, İcra Müdürlüğünce 09.05.2022 tarihinde takibin durdurulmasına hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, borçlunun anılan ret kararının iptali için İcra Mahkemesine başvurduğu, mahkemece; Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/413 esas ve 2020/358 karar sayılı dosyası ile dosyadan verilen tedbir ara kararları ile hüküm incelendiğinde, takip başlatılmasına dair alacaklılara dair herhangi bir yasaklama olmadığı, iflas dosyası yargılaması sürecinde verilen tedbirin 3. Kişilerden tahsil olunan paraların ilgili alacaklıya ödenmesi ve haciz neticesinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına yönelik olduğu, bu nedenle takip başlatmak yahut takip neticesinde haciz konmasına engel olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ihtiyati tedbire ilişkin ara kararda başlamış takiplerde tedbir kararından önce konulmuş hacizlerin kaldırılmasına ilişkin bir hükmün verilmediği, buna göre İcra Müdürlüğünce verilen tedbir kararı gereğince takibin durdurulmasına ancak hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İİK’nın 179/b maddesi hükmü gereğince; iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiç bir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur.
Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/413 Esas. sayılı dosyası ile borçlu şirket tarafından açılan iflasın ertelenmesi davası kapsamında, anılan mahkemece, 03.11.2015 tarihli ara kararda; “6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna dayalı takipler dahil olmak üzere hangi sebebe dayanırsa dayansın iflasının ertelenmesi istenen şirket hakkında başlamış ve başlayacak takiplerin, ihtiyati haciz uygulamalarının, ihtiyati tedbir uygulamalarının, icra ve iflas yoluyla takiplerden dolayı tüm muhafaza ve satış işlemlerinin TEDBİREN DURDURULMASINA” şeklinde tedbir kararı verildiği, daha sonra aynı dosyada 13.10.2020 tarihinde borçlu şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine ve verilen tedbir kararlarının iflas erteleme tarihi sonuna kadar devamına hükmedildiği görülmektedir.
Somut olayda alacaklı, sözü edilen tedbir kararından sonra fakat henüz iflasın ertelenmesine karar verilmesinden önce 23.05.2017 tarihinde borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatmış; iflasın ertelenmesi kararından sonra 27.04.2022’de borçlunun 3. Kişilerdeki hak ve alacağın haczine karar verilmiştir. Tedbir kararı, takiplerin durdurulmasına ilişkin olup takip yapılamayacağı öngörülmediğinden ve icra mahkemesince de tedbir kararı yorumlanamayacağından takibin iptali mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, iflas erteleme kararı verilmesinden önce takibe geçildiğine göre İİK’nın 179/b maddesinden kaynaklanan bir takip yasağı da sözkonusu değildir.
Ne var ki; tedbir kararı ve bilahare verilen iflas erteleme kararı gereğince durması gereken takipte, haciz yapılamaz. Tedbir kararı hacizlerden sonra icra dosyasına ibraz edilmiş ise de anılan tedbir kararı (ve iflas erteleme kararı), hacizlerden önce alınmış olup, takiplerin durdurulmasını içerdiğinden ve mahkeme kararları verildiği andan itibaren hüküm doğuracağı cihetle geç ibraz edilmeleri sonuca etkili değildir.
O halde mahkemece; İcra Müdürlüğünce tesis edilen 09.05.2022 tarihli işlemin hacizlerin kaldırılması talebinin reddi yönünden iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 25.10.2022 tarih ve 2022/1580 E. – 2022/1747 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02.06.2022 tarih, 2022/245 E. – 2022/294 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.