Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12446 E. 2023/2314 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12446
KARAR NO : 2023/2314
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılması/Takibin Durdurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.

Kararın alacaklılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
İtiraz eden borçlu vekili itiraz dilekçesinde, borçlunun yetkili müdürü olduğu Deutsche Biofonds Enerji ve Madencilik Yatırım Danışmanlık Limited Şirketi ile davalılar arasında düzenlenmiş teminat senedine istinaden borçlu hakkında takip başlatıldığını, borçlunun senetteki imzasının şirket adına atıldığını, şahsı adına atılmış bir imzası dolayısıyla şahsi sorumluluğu bulunmadığını, borçlu …’in yetkili müdürü olduğu Deutsche Biofonds Enerji ve Madencilik Yatırım Danışmanlık Limited Şirketi ile Yerson Enerji İnşaat Proje Danışmanlık San. ve Tic. Anonim Şirketi arasında hisse satışı ve hisse devri sözleşmesi yapıldığını, ayrıca yine iki şirket arasında Yerson Enerji İnşaat Proje Danışmanlık San. ve Tic. Anonim Şirketi hisselerinin satışı ve hisse devri sözleşmesinin bazı maddelerinde değişiklik yapan Ek Sözleşme adı altında ek bir sözleşme yapıldığını, söz konusu ek sözleşmenin tarihi ile icra takibine konu olan senedin tanzim tarihi 05.07.2013 tarihi olup senedin üst bölümünde ”teminat” ibaresine yer verildiğini, senedin arka tarafına ise ”… 25.04.2013 tarihli sözleşme gereği…” ibaresinin eklendiğini, senet metninde ”teminat” kaydının bulunmasının o senedin mücerretlik vasfının yok olması anlamına geldiğini, mücerretlik vasfı kaybolan bir senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılamayacağını, borçlusu olmadığı teminat senedinden dolayı haksız ve hukuksuz başlatılan icra takibi sebebiyle davalılara borcu bulunmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek takibin iptali ile davalı alacaklılar aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, şirket temsilcisinin bono üzerindeki ikinci imza nedeni ile borçtan şahsen sorumlu olduğunu, teminat ibaresinin tek başına senedi teminat senedi yapmayacağı, sözleşmelerde senede ilişkin teminat kaydının bulunmadığı iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takip dayanağı senedin taraflar arasında akdedilen 05.07.2013 tarihli Yerson Enerji İnşaat Proje Danışmanlık San. ve Tic. A.Ş. Hisselerinin Satışı ve Hisse Devri Sözleşmesi’nin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapan Ek Sözleşme ile bağlantılı olduğu, anılan sözleşmenin 3.maddesi ile (25.04.2013 tarihli Devir Sözleşmesi’nin 7.3. maddesi uyarınca) kararlaştırılan toplam hisse devir bedelinin %30’una tekabül eden 6.400.000 euro hisse devir bedelinin teminatı olarak düzenlendiği, TTK’nın 776. maddesinde belirtilen zorunlu unsurları taşımadığı, TTK’nın 777. maddesi gereğince kambiyo senedi vasfında olmadığı, davacı takip borçlusu tarafından sözleşme ile hüküm altına alınan edimlerin karşı tarafça yerine getirilmediği iddiası da göz önüne alındığında alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden alacaklılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklılar vekilince, sözleşmelerdeki teminat verileceği ibaresinin kendilerinin vereceği teminata ilişkin olduğu davacı tarafından verilecek bir teminat düzenlenmediği senedin teminat senedi olmadığı yönündeki cevap dilekçesi içeriğindeki teminata ilişkin iddiasını tekrarla davanın reddine karar verilmesi yönünde mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bononun teminat amacıyla verildiğini ispatlar nitelikte yazılı herhangi bir belge ibraz edilmediği, borçlunun dayandığı 25.04.2013 tarihli sözleşme ve 05.07.2013 tarihli ek sözleşme içeriğinde dayanak senedin teminat olarak verildiğini gösteren bir açıklamaya yer verilmediği, ispat külfeti davacı borçluda olup senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasının davalı alacaklı tarafça da kabul edilmediği, bu durumda mahkemece takibe dayanak bononun teminat senedi olduğu, kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği yönündeki tespitinin yerinde olmadığı görülmekle birlikte takibe dayanak bonoyu tanzim eden dava dışı Deutsche Biofonds Enerji ve Madencilik Yatırım Danışmanlık Limited Şirketi’nin yetkili temsilcisi davacı borçlu olup şirket kaşesi üzerinde ve açığa olmak üzere senette yer alan her iki imzanın da davacı borçluya ait olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, TTK’nın 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 678. maddesi gereğince şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imzanın bizatihi kendisini sorumlu kılacağı, ancak takibe dayanak bonoda açığa atılı imzanın altında “şirket adına” ibaresinin yer aldığı, davalı alacaklıların senet lehtarı olduğu nazara alındığında imzaların şirket adına atıldığını bilerek bonoyu kabul ettikleri, bu durumda imzaların şirketi temsilen atıldığı, şirketi borç altına soktuğu ve aval olgusundan söz edilemeyeceği, davacı borçlunun şahsi sorumluluğu bulunmadığından mahkemece İİK’nın 169/a-5. maddesi gereğince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin durdurulmasına, ancak istinaf talebinde bulunanın sıfatı nazara alındığında davalı alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklılar vekilince, sözleşmelerdeki teminat verileceği ibaresinin kendilerinin vereceği teminata ilişkin olduğu davacı tarafından verilecek bir teminat düzenlenmediği senedin teminat senedi olmadığı yönündeki istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169/a ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun’un ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.