Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12453 E. 2023/276 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12453
KARAR NO : 2023/276
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/997 E., 2022/1550 K.
DAVA TARİHİ : 27.09.2021
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/484 E., 2022/71 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshine yönelik şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin usulden (süre aşımından) reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu ve diğer borçlu … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına; …’ya yönelik şikayetin pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, alacaklı ve ihale alıcısına yönelik şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu Önder Okçuyufus icra mahkemesine başvurusunda;
Takibin dayanağı olan senedinin teminat niteliğinde olduğunu, dosyaya borç miktarından fazla para ödeme yapıldığını, kefil … tarafından menfi tespit davası açıldığını,
Kıymet taktir raporu ve satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, tebliğ işlemlerinin iş yeri bünyesinde çalışmayan ve temsil yetkisi olmayan … isimli şahsa yapıldığını, kıymet taktir raporu kesinleşmeden ihale yapılmasının yasaya aykırı olduğunu,
Satış ilanında taşınmazın esaslı niteliklerinden sayılan imar durumunun eksik yazıldığını, taban oturumunun yüzde kırk, bölgenin inşaat oturum alanı olduğunu ileri sürerek; … İcra Müdürlüğü’nün 2018/40612 Esas sayılı dosyasından 06.07.2021 tarihinde yapılan … İli, Çayırova İlçesi, Akse Mahallesi, 5402 ada 1 parseldeki taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
A. Alacaklı, taraf sıfatının olmadığını, taşınmazın … adına ihale ve tescil edildiğini, takibin kambiyo takibi değil ilamsız takip olduğunu, senedin de teminat senedi olduğunu, sözleşmedeki koşulların oluştuğunu, takibin kesinleştiğini, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, menfi tespit davasının derdest olduğunu, teminat karşılığı dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verildiğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. İhale alıcısı, şikayetin 7 günlük sürede olmadığını, taşınmaz şikayetçi borçluya ait olmadığından ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığını, dosyadaki 4 farklı tebligatın da aynı kişiye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, tebligat yapılan adresin mernis adresi olduğunu, 3 yıl boyunca tebligatların aynı kişiye yapıldığını, resmi belgedeki beyanın geçerli olduğunu, borcun bulunmadığı hususlarının alacaklıya karşı ileri sürülebileceğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Şikayete konu ihale tarihinin 06.07.2021; şikayet tarihinin ise 27.09.2021 olduğu, şikayetçi borçlunun satış ilanı tebliğ işlemin usulsüz olduğunu ve satıştan haberdar olmadığını ileri sürdüğü, TK’nın 17. maddesine göre tebligat yapılan …’nın diğer takip borçlusunun kardeşi olduğu, bu kişinin beyanınına göre tebligatın şikayetçi borçluya ulaştırıldığı ve ihaleden haberdar olduğu, tanığın şikayetçi borçlunun işçisi olup olmadığının işin esası bakımından öneminin bulunmadığı, bu halde şikayetin hak düşürücü süre içinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin usulden reddine, şikayet usulden red edildiğinden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve borçlu … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
B.1. Şikayetçi Borçlu
1. Satış tarihi itibariyle kesin kapak hesabı alındığında alacaklıya karşı bir borcun olmadığının anlaşılacağını, 18.03.2019 tarihinde yapılan 106.000,00 TL’lik ödeme, yatırılan harç ve maaş kesintileri ile borcun ödendiğini,
2. Menfi tespit davasının kabul edildiğini, buna rağmen satış yapıldığını, ihale bedeli nemalanmakta olduğundan zarar oluşmadığını, alacaklının da cevap dilekçesinde menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasını istediğini,
3. Satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, tanık beyanının aksine tebligatın tarafına ulaşmadığını, tebligatın kendi adresinde değil …’nın adresinde yapıldığını, bu kişinin çalışanı olmadığını,
4. Taşınmazın düşük bedelle satıldığını ve hukuki menfaatinin bulunduğunu ileri sürerek usulden red kararın kaldırılmasına ve ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

B.2.Borçlu …
1. Satış tarihi itibariyle kesin kapak hesabı alındığında alacaklıya karşı bir borcun olmadığının anlaşılacağını, 18.03.2019 tarihinde yapılan 106.000,00 TL’lik ödeme, yatırılan harç ve maaş kesintileri ile borcun ödendiğini,
2. Menfi tespit davasının kabul edildiğini, buna rağmen satış yapıldığını, ihale bedeli nemalanmakta olduğundan zarar oluşmadığını, alacaklının da cevap dilekçesinde menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasını istediğini,
3. Menfi tespit davasında yatırılan %15 teminat karşılığında satışın duracağını düşündüğünü ileri sürerek usulden red kararın kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Sair istinaf itirazları yerinde değil ise de; satış ilanı tebliğ işleminin “muhatabın geçici olarak işe gittiğini, muhatapla aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden, görünüşe göre onsekiz yaşını bitirmiş ve ehliyetli olan işçisi … bildirilmiş olup, tebliğ evrakı imzasına 31.05.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir” şerhiyle yapıldığı, tebligatın şeklen usule uygun olduğu, ancak, şikayetçi borçlunun …’nın işçisi olmadığını beyan etmesi ve tanık olarak dinlenen …’nın satış ilanı tebliğ zarfı üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ederek, satış ilanı tebliğ adresinin yan binası olan Atatürk Mah. 369 sok. No: 4/a Çayırova/… adresinde kendisine ait Ramsa İnşaat Ltd. Şti.’de çalıştığını beyan etmesi ve dosya içinde mevcut ticaret sicil kayıtların göre de şirket yetkilisi olduğunun anlaşılması sebebiyle, şikayetçi borçlunun daimi işçisi olmadığı sabit olup, yapılan tebligatın TK’nın 17. maddesine göre usulsüz olduğu, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, öte yandan ihalenin feshi isteminin yasal hasmı alacaklı ve ihale alıcısı olduğundan takibin diğer borçlusu …’ya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmemesi yerinde görülmediğinden şikayetçi borçlunun istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak … İcra Müdürlüğü’nün 2018/40612 Esas sayılı dosyasında 06.07.2021 tarihinde yapılan ihalenin feshine, borçlu …’nın istinaf talebinin resen bakılan sebeplerle kabulü ile bu borçlu yönünden şikayetin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ihale alıcısı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İhale alıcısı;
1. Şikayetin sürede olmadığını,
2. Borçlunun taşınmazda payının olmadığını, taşınmaz borçlu Müslüm’e ait iken takip dışı Hatice Bulut’a satıldığını, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığını,
3. Tanık …’nın tarafların yakın akrabası olduğunu, iddia edildiği gibi yan binada kendisine fiilen çalışan işyeri olmamasına rağmen gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, işyeri olduğu iddia edilen yerin fiilen kullanılmayan depo olduğunun sunulan fotoğraflardan anlaşıldığını, bu işyerinin asıl borçluya ait binada olduğunu, işyerlerinin yan yana değil ayrı bir sokakta olduğunu, bu delillerin görmezden gelindiğini, kolluk araştırması bile yapmadan borçlunun çalışanı olmadığına karar verildiğini, 2018 yılından beri tebligatların bu kişi tarafından alındığını, bu kişiye yapılan tebligat üzerine kıymet takdir raporuna itiraz edildiğini, şikayet dilekçesinde tebligatlardan haberdar olmadıklarına dair beyanda bulunmadıklarını, yaptıkları araştırmalarda bu kişinin borçlunun çalışanı olduğunun öğrenildiğini, tanığın tarafsız olmadığını, beyanına itiraz edilemeyeceğini, posta memurunun da beyanının alınması ve kolluk araştırması yapılması gerektiğini,
4. Tescilden sonra müvekkilinin taşınmaza masraflar yaptığını, şikayetçi borçlu tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/213 Esas sayılı dosyası üzerinden husumet yokluğu nedeniyl reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi, İİK’nın 127. ve 134/2. maddeleri.

3. Değerlendirme
Somut olayda, borçlu …’a gönderilen satış ilanı “Muhatabın geçici olarak işe gittiğini, muhatapla aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyetli olan daimi işçisi … tarafından bildirilmiş olup tebliğ evrakı imzasına tebliğ edilmiştir.” şerhi ile 31.05.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu haliyle tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanununun 17. maddesindeki koşulları taşıdığından şeklen usulüne uygundur. Ne var ki; borçlu şikayetinde tebligat yapılan …’nın daimi işçisi olmadığını ileri sürmüştür.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, kolluk marifetiyle araştırma yapılarak tebliğ tarihi itibariyle …’nın şikayetçi borçlunun daimi işçisi olup olmadığının tespiti ile oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.